<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853</id><updated>2011-08-28T00:27:37.374+03:00</updated><category term='melankoli'/><category term='seven ne yapmaz'/><category term='aşk'/><category term='ağlamak'/><category term='insanlar'/><category term='sıkıntı'/><category term='melek'/><category term='yalnızlık'/><category term='kahve'/><category term='yeni yıl'/><category term='tatil'/><category term='hüzün'/><category term='mutluluk'/><category term='doğum günü'/><category term='bayram'/><category term='Nasreddin Hoca'/><category term='uzak'/><category term='asosyal'/><category term='anısına'/><category term='yakın'/><category term='karanlık'/><category term='saçmalamalar'/><category term='çikolata'/><category term='cezmi ve şermin'/><category term='okul'/><category term='Ye Kürküm Ye'/><category term='her yazıya aynı etiket'/><title type='text'>Feminist ve Pesimist</title><subtitle type='html'>Bir Kıyamet Alameti...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>29</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-4769390763124783644</id><published>2010-06-17T01:16:00.002+03:00</published><updated>2010-06-17T01:52:26.624+03:00</updated><title type='text'>uzun zaman sonra iki kelam</title><content type='html'>gözlerin bile donmuş, o kadar soğuksun ki&lt;br /&gt;elindeyse bir şişe, içinde ben olsaydım&lt;br /&gt;beni yudumlar mıydın ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(emre aydın - koyver gitsin)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;_bence bu böyle&lt;br /&gt;_hayır bence değil&lt;br /&gt;_diyorum ki şu şöyle&lt;br /&gt;_herkes için öznel ki o..&lt;br /&gt;_peki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu an hayatıma biri girmeye çalışsın isterdim. kafam öyle karışık ki, o kadar bulanık ki sularım, ona "kafam karışık" derdim umarsızca. neyse ki yok hayatıma girmeye çalışanım. yok kimsem. telefonum tek bir sebepten çalıyor. alarm! zil çaldığında gördüğüm hep aynı yüz, kapıcı. penceremden güneşe baktığımda hep aynı yönden batıyor. kimse yok birlikte izleyebileceğim, bu deniz niye var öyleyse. hayat iki kişilik. (bi ses duyar gibi oldum: "hayır öyle değil ki. banane ki. sen bilmiyosun ki. aşkı ben bilirim ki.")&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bencil ruhsuz ve boş gözlerle&lt;br /&gt;karşımdasın yabancı halinle&lt;br /&gt;bu ilk değil, ama daha önce&lt;br /&gt;"bu son" demek bu kadar&lt;br /&gt;koymamıştı niye&lt;br /&gt;terkederken&lt;br /&gt;yanına al&lt;br /&gt;kara kaplı defterini&lt;br /&gt;akıtırsın kaleminden&lt;br /&gt;son sözünü, iki yüzünü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her nereye gidersen kendinle yüzleşirken&lt;br /&gt;kimse duymaz yalan söyle&lt;br /&gt;terkettiğin şehirler&lt;br /&gt;yarım kalmış şehirler&lt;br /&gt;sustukların büyür içinde!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(gripin - sustukların büyür içinde)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki kelam edemedim ben. bir sevgilim vardı benim de senin gibi kardeş, hatırlar mısın (: doğumgünü kutlamıştık. sinemaya gitmiştik. "hatırlar mısın?"&lt;br /&gt;ne çok şey vardı paylaşılan. ne güzel anılardı onlar. o sevgi, o güven, yıllar içinde büyümüştü. zamane aşkları gibi bi anda değil, adım adım, yudum yudumdu. dersanede yapılan maçlar, yağmurda yürüyüş, haldun alagaş, simitçi, tantavi, kadıköy, haydarpaşa, küpe, koku, tutulmayan sözler... ne çok şey vardı torunlara anlatılası. her bir saniyesini ezberlediğim anılar. yüzündeki çizgileri tavaf ederdi gözlerim. ruhunun örtüsü sıcacıktı, el sürmeye kıyamazdım. biraz esmer biraz da nemliydi örtüsü, bilemem kaç asır geçti ona değmeyeli. iki kelam edemedim kardeş. o, yeni bir sevdanın yoluna düştü de, tebrik etmeye dilim varmadı, nedense... bugün tam da seninle konuştuktan birkaç dakika sonra, aşığıyla fotoğrafını gördüm. hani şu fotoğraf çekilmekten nefret eden sevgilim. sarılmış, gülümsemiş. ezberlediğim yüz çizgilerinde mutluluk okunuyor. iki kelam edemedim ben. ne ona, ne birine, ne ötekine, ne berikine, ne babama, ne anneme, ne sana, ne bi başkasına. iki kelam edemedim ben. edemem de. otur şöyle sana anlatacağım, diyemem artık. o asrı kapadık. şimdi hangi tarihin hangi tozlanmış sayfasındayım bilmiyorum yek yaren. şimdi titrek satırlarım, okuyamıyorum. sen zaten hep böylesin! deme bana. üzülmeye bahane arıyorsun! deme nolur. kendini hatırla. dünyana güneşin doğmadan evvel ben gibi değil miydin? güneşimi yitirdim. batsaydı "yine doğar" derdim ama güneşim batmadı benim, sisteminden atıldım. bi sistemim yok, yörüngesine gireceğim kocaman bi yıldızım yok. boşlukta, kayboluyorum. hayat iki kişilik. muhalefet etme gözünü seveyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_yanındaki kimdi&lt;br /&gt;_arkadaşımdı abi&lt;br /&gt;_doğru söyle bak zehra&lt;br /&gt;_bi yığın boktan olay yaşadıktan sonra sence güvenebilir miyim birine? kim yıkabilir artık duvarlarımı ya kim! yok benim sevdiğim, sevgilim. asırlardır yok, kıyamete kadar da olmıycak. bir daha sorma, hatırlatma, yakma canımı! yakma! yakma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve kızmayın bana. abilerim, kardeşlerim, dostlarım. kızmayın. mazeretim var, asabiyim ben. ne yazdım, ne dedim belli değil biliyorum. ama ne yapayım sen söyle kardeş. ne diyebilirim ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...ama yoksa bahçemin eski şanı&lt;br /&gt;sebebi koparılan çiçekler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(sertab erener)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-4769390763124783644?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/4769390763124783644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2010/06/uzun-zaman-sonra-iki-kelam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4769390763124783644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4769390763124783644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2010/06/uzun-zaman-sonra-iki-kelam.html' title='uzun zaman sonra iki kelam'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-2516001600344972944</id><published>2010-02-06T22:27:00.001+02:00</published><updated>2010-02-06T22:52:19.663+02:00</updated><title type='text'>Hamuş</title><content type='html'>insan hayatı daimi bir seyr ü sefer. beşikten mezara yolculuk halinde, seferdeyiz. önümüzde uzanan yedi ayrı merhale, yedi ayrı basamak. bilenler güzergâhtaki her menzile bir isim vermiş. nefsimiz buralardan bir bir geçmeden, kendini ayrı bir varlık sanmaktan vazgeçmeden yolculuğunu tamamlayıp hak ile bütünleşemez. insan yalandadır, ziyandadır, zandadır. yedi basamağı çıkmadıkça hakikate eremez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk mertebenin adı nefs-i emmare. yoz, ham ve daima başkalarını suçlayan nefs merhalesi. ne yazık ki pek çok insan ömrü boyu bu aşamada takılıp kalır. kurtulamaz cendereden. dünyevi işlerden gayrisini düşünmeyen, paraya iktidara makama tamah eden, şişkin ve semiz bir “ben” zannıyla yaşayan insan bu makamdadır. buraya demir atmış kişileri hemen tanırsın. hep başkalarını suçlar, eleştirir, çekiştirir; nefes alır gibi doğallıkla dedikodu ve iftira eder; katiyen kendilerine kusur bulmaz; başkalarını yargılar; şüphe, kuşku ve kibir ikliminde yaşarlar. bilirsin onları. kendinden bilirsin. çünkü mademki insanız ve mademki beşer dediğin şaşar, nefs-i emmare’ye düşmeyenimiz yoktur. önemli olan o çukurdan çabuk çıkabilmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ol kişi ne zaman ki nefsinden arızalarını, takıntılarını, hatalarını ayırt eder ve düzeltmeye niyetlenir, işte o zaman içsel bir yolculuğa çıkar. bundan böyle gözleri dışarıya değil, kendi içine çevrilir. böyle böyle adım adım bir sonraki makama varır. bu makam bir bakıma öncekinin tam tersidir. burada kişi hep başkalarını suçlayacağına, sürekli kendine kusur bulur. olan biten her şeyde kendini didik didik inceleyerek eleştirir. “âlem güzel, ben çirkin” aşamasıdır bu. işte bu sahada nefs, nefs-i levvame olur. yani suçlanan yahut kınanan nefs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üçüncü mertebede kişi biraz daha pişer. nefs-i mülhime’ye erişir. bu noktada, insanın nefsi, ilham alan olduğundan, kişi dünyada gördüğü her şeyden ve herkesten esinlenir. teslimiyet denilen halin nasıl bir özgürlük olduğunu kıyısından köşesinden hissetmeye başlar. nasibiyse ilim şehri’ne adımını atar. zaman zaman kabz, yani sıkılma ve daralma yaratsa da, ekseriya bast, yani genişleme ve ferahlama getirdiğinden gönle hoşluk verecek kadar güzeldir bu makam. fakat cazibesi aynı zamanda en büyük tehlikesidir. zira bu aşamaya gelenlerin çoğu buradan çıkmak istemez. zanneder ki yolun sonuna gelindi. oysa yol daha uzun ve çetindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ahenkli ve renklidir ya burası, nice kişi daha öteye gitme iradesini, basiretini veya cesaretini gösteremez. bu nedenledir ki üçüncü makam her ne kadar cennet bahçesi kadar latifse olsa da, yüceleri hedefleyenler için bir tuzaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buradan öteye geçmeyi başaran kişi ilim şehri’ni kat eder ve nefs-i mutmaine safhasına ulaşır. artık nefs eskisi gibi değildir, tamamen değişmiştir. bu sebepten ona tatmin olmuş nefs adı verilir. kişi artık çok daha üstün bir şuura sahiptir. gözü doymuş, gönlü genişlemiştir. para pul, ad san, mal mülk makam derdinde değildir. başkalarıyla iyi geçinir, sadece seccade üstünde namaz kılarken değil, her zaman huzurdadır. daimi namazdadır. kalp kırmaz, kul hakkı yemekten gözü gibi sakınır ve kimsenin kusuruna bakmaz, hatta başkalarının kusurlarını örter. malı ve mülkü, malik-ül-mülk olan allah’a teslim eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buradan ötesi tehvid şehri’dir. son üç mertebeye kemal mertebeleri denir. oraya ulaşabilen insan hakikaten çok azdır. ve onlar, allah kendilerini hangi hale sokarsa soksun, munis, mesut ve müteşekkirdir. son üç safhadan ilkinde nefs-i raziye’ye erdiklerinden dünyevi meselelere aldırmaz, aldanmazlar.&lt;br /&gt;sonraki makam, nefs-i mazriye’dir. bu safhadan allah razı olduğu için ona razı olunmuş nefs de denir. buraya ulaşan kişi başkalarına deniz feneri olur. işığını kime isterse ona tutar, hakiki bir kutub, sönmeyen bir kandil gibi aydınlatır. bazen şifa dahi dağıtabilir. davranışlarında ifrat ve tefritten kaçınır. hiçbir konuda aşırılık sergilemez; tam tersine ayrı düşenleri buluşturur, düşmanları uzlaştırır, ortamları yumuşatır; en hırçın iklimlerde esen ılık bir yel gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yedinci ve sonuncu makamda kişi nefs-i kamile’ye ulaşır. burada ayrı bir “benlik” zannı toz duman olur. ama bu makamı bilen, bilse de hakkında konuşan olmadığından oradan bakınca âlemin nasıl göründüğüne dair malumatımız sınırlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hak yolu’ndaki makamları tek tek sıralamak kolay, yaşamak ise zordur. güzergâhın kendine has engebeleri yetmezmiş gibi, dümdüz bir çizgi halinde ilerlemek de mümkün değildir. ilkinden sonuncusuna makamlara giden yol doğrudan değil, dolambaçlıdır. üstelik üst makamlara varan kişinin orada kalacağının garantisi yoktur. hatta “artık piştim, erdim, bu yolları çözdüm” zannedip de yukarıdan aşağılara tepetaklak yuvarlananlar vardır. hal böyle olunca, geçmiş ve gelecek, yaşamış ve yaşayacak bunca insan arasında çok azı, o da ancak her asırda bir, en nihai makama kadar varabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alıntı: &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=a%C5%9Fk%20%C5%9Feriat%C4%B1"&gt;ek$isözlük&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;alıntı: "Aşk" romanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(:&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-2516001600344972944?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/2516001600344972944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2010/02/hamus.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/2516001600344972944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/2516001600344972944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2010/02/hamus.html' title='Hamuş'/><author><name>Mephisto</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/S2rysFcfPkI/AAAAAAAAA8g/BMmTAO7JVZ8/S220/uyum.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-7081490977960318699</id><published>2009-11-08T00:33:00.006+02:00</published><updated>2009-11-08T01:17:25.076+02:00</updated><title type='text'>şimdi uzaklardasın, gönül hicranla doldu</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:lucida grande;font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;tozlanmış mı bu blog?.. içime attıklarımı derin bir nefes aldıktan sonra üfürürsem uçuşur tüm tozlar aslında. ama ya kardeşimin boğazına kaçar da öksürtürse? öyle ya da böyle, üflemeliyim bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birisi için ağlamak ve birisi yüzünden ağlamak arasındaki derin farkın farkındalığı içindeyim bu aralar. şimdiye kadar kardeşim için ağladığımı hatırlıyorum, onun bir şeye üzülmesi, bir sıkıntısının olması, ondan önce beni üzdü hep. ama daha önce onun yüzünden ağlamadım hiç (hafızam yetiğince söylüyorum bunu).&lt;br /&gt;kardeşimin bu yazıyı okuduğunda yüzünde belirecek endişe ve üzüntüyle karışık çizgiler geliyor gözümün önüne. eliyle ağzını kapatıp, sanki çıkmak isteyen sözleri durdurmak ister gibi bir hareket yaptığını görür gibiyim. o an gözlerine bakabilsem, gözlerini hangi yöne kaçıracağını bile adım kadar iyi biliyorum. sesindeki (eğer bana hak veriyorsa) mahcup, (inatla reddediyorsa) kızgın tonlamasını ezbere biliyorum... ne düşünse de, şefkatle yaklaşacağına, öyle veya böyle sevgi göstermeye çalışacağına da eminim. ama artık, bütün bu alışıldıklarım, bildiklerim, ezberlerim tek tek kayboluyor gökyüzündeki yıldızların güneş doğarken kaybolduğu gibi. güneş onun dünyasına doğuyor, sabahlar onun. benim gözlerim, dayanamıyor bu ışığa, bu yüzdendir gündüzleri uyuyuşum. ancak ıssız gecelerimde, kardeşim ve diğer tüm insanlar uyuyrken görebilidiğim o parlak yıldızlar, zaman geçtikçe işte öyle kayboluyorlar... kayboluyorlar çünkü bu alışılmışlarım, ezberlediğim kardeşim, değişiyor an be an. belki kalbi büyüyor, belki kalbinde bana ayırdığı yer küçülüyor. ama daralıyorum bu kesin. o kadar miniliyorum ki orda, kayboluyorum zamanla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaçmadım aslında birşeyler söylemekten. "kardeş konuşamıyoruz gibi hissediyorum" dediğinde kendin de biliyordun benimle konuşurken kulaklarını tıkadığını, bu yüzden konuşamadığımızı. senin gözünde sebep ben oldum, biliyorum. sen konuşmaya çalıştın ben dalgaya vurdum değil mi? yalan söylüyorsun enes, üzgünüm... sen sadece omzundaki yükü atmak için konuşma girişiminde bulunuyorsun, ben bunu istemiyorum. hani bir zamanlar derdim (hatırlamıyorum, öğrendim) aloş için "sorumluluk duygusu yüzünden konuşacağına hiç konuşmamasını yeğlerim". aloşlaşıyorsun. tamamen farklı bir yolda, onun istikametinde gidiyorsun. üzüyor mu seni yazdıklarım? bilmiyor musun ki ben onca üzülmesem yazmazdım bunları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet kaçmadım birşeyler söylemekten. sevgilin hakkında konuşmadım hiç, çünkü sebep de sorun da o değildi. sadece sendin. belki biraz da ben, ama onunla alakası yoktu. işte bu yüzden onunla ilgili konuşmadım hiç. aşkınıza saygı duymak ve takdir etmekten başka hiç birşey yapmadım onunla ilgili. benden uzaklaşmanın sebebi olarak asla onu görmedim. sen beni eğer gerçekten dinleseydin, anlardın bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu yazının sonu nasıl gelecek merak içindeyim evet... ellerimi bir kenara koyup klavyenin tuşlarına gözyaşlarımla bazsam daha mı iyi anlatırım içimdekini bilmiyorum. aylar geçti. değiştin, değiştin, değiştin... ben aynı kaldım diyemem, ben hata yapmadım hiç diyemem. senden çok hatam var her yönden. ama ben sana karşı yaptığım o bir sürelik hatayı düzelttim. belki 2 belki 3 hafta. üstelik o sana karşı yapılmış bir hata değil, hayata karşı yapılmış bir isyandı. herneyse, kendimden bahsetmek istemiyorum. bugün sadece sen ol istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;değişmene "hata" demek yanlış gelebilir sana. ama benimle iligili değşimin bana cidden hata gibi geliyor. eskiden ben'din ya hani, belki o kadar yakın oluşundandı hiç beni ağlatmaman. insan kendini üzer mi hiç? ama şimdi sen'sin. ve bak, incilerim serildi önüne...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sana demek istediğim özel bir şey yok, demeye hakkım da yok zaten, herhangi biriyim artık. inkar etme n'olur, hayır deme, canımsın kardeşimsin deme bana. hani saçma sapan bir sebepten kızıyorum ya sana, sonra sen bana kızıyorsun aşırı tepki veriyorum diye. anlamıyorsun enes, kızdığım asıl şey o çocuksu hareketlerin değil. neyse... nasılsa anlamamaya devam edeceksin. eminim bu yazıyı okurken bile bir elinde telefon sürekli iletişim halindesindir. tıpkı yüzyüze konuşurken olduğu gibi söylediklerimin en fazla yarısını duymuşsundur. yine yarım kalmıştır belki en ince duygular. mesajlaşırken yüzünde oluşmuş gülümseyen ifadeyi silip ciddi olmaya çalışarak başını kaldırırsın, gözlerime bakıp "hı? efendim?" dersin yine. bazı şeyleri tekrar söylemek yürek ister be... sen beni duymazken söylediklerimi bilmeni isterdim aslında. beni anla diye değil, artık ondan umudum yok, sadece ne kadar sağır olduğunu farket diye. sana babam öldü bile dedim bir defa. bu ve bunun gibi şeyler işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_bundan sonra her hata yaptığımda bana söyle olur mu&lt;br /&gt;_yetişemem ki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeter ki söz yerini bulsun, varsın bir özür borcum olsun...&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-7081490977960318699?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/7081490977960318699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/11/simdi-uzaklardasn-gonul-hicranla-doldu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/7081490977960318699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/7081490977960318699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/11/simdi-uzaklardasn-gonul-hicranla-doldu.html' title='şimdi uzaklardasın, gönül hicranla doldu'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-8797624029708194841</id><published>2009-09-28T17:28:00.002+03:00</published><updated>2009-09-28T17:56:45.173+03:00</updated><title type='text'>Alien</title><content type='html'>Femin: İlerlesene...&lt;br /&gt;Mephy: Hı?&lt;br /&gt;Femin: İlerlesene!!&lt;br /&gt;Mephy: Hilal?&lt;br /&gt;Femin: İ-ler-le-se-nee&lt;br /&gt;Mephy: *susar ve sadece ilerler sırada* "Hilal desene" anladım.&lt;br /&gt;Femin: Bi sorun mu var?&lt;br /&gt;Mephy: Yoo..&lt;br /&gt;Femin: Aylin'le mi bi sorun var?&lt;br /&gt;Mephy: Hayır tabii ki..&lt;br /&gt;Femin: Ailen'le mi bi sorun var?&lt;br /&gt;Mephy: Hayır..&lt;br /&gt;Femin: Alien'le mi bir sorun var? *güler*&lt;br /&gt;Mephy: *kopar*&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-8797624029708194841?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/8797624029708194841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/09/alien.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/8797624029708194841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/8797624029708194841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/09/alien.html' title='Alien'/><author><name>Mephisto</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/Sl37us9V73I/AAAAAAAAA7w/C3doVGw_S_A/S220/20080518134302_kalp_2%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-465438097797072839</id><published>2009-09-06T01:41:00.002+03:00</published><updated>2009-09-06T02:04:59.257+03:00</updated><title type='text'>proud of your fucking sister! =D</title><content type='html'>son 2 haftada ettiğim küfrü hayatım boyunca etmemişimdir. bunda edindiğim harika arkadaşlar kadar etkili olan birşey var, o da decter'ın kız kardeşi debra :D&lt;br /&gt;(dexter mükemmel bir dizidir. şiddetle öneririm. başlamak isteyenler için link&lt;br /&gt;http://diziport.com/Dexter_1_sezon-izle/ ) debra, dexter ın ağzı bozuk kız kardeşi. öyle güzel bir hatunun ağzından tahmin dahi edemeyeceğiniz yaratıcılıkta küfürler duymak, insanın kürfetme duygularını feci halde depreştirebiliyor. işte ben de son 2 haftada dexter dizisinin 1buçuk sezonunu bitirince, biraz ağzım bozuldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başta kendime kızıyordum. ama bugün, daha öncesinden etmem gerektiği halde edemeğim küfürler, sahibini buldu. içim çok rahat...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;toplu konuşmada bir zavallı bir dost ve ben:&lt;br /&gt;zavallı : he bu ada zehra snn hafıza noldu &lt;br /&gt;bn : aq.du var mı bi dicein??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çatt msn kapattım. bitti mi? hayır.. bir dost inatla topluya alır. saçma sapan muhabbetler edilir. ve sonra dost gider...:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bn : burdaysan sna bişi sölicem&lt;br /&gt;zavallı : cıkıcam ama yeap dınlıorm &lt;br /&gt;ben : uzun deil iki kelime&lt;br /&gt;zavallı : buyur&lt;br /&gt;ben : hayatımdan defol!&lt;br /&gt;zavallı : sen ıste yetrki, al bı tavsıye engelle &lt;br /&gt;ben : aaa zeki çocuk bu nasıl da aklıma gelmedi&lt;br /&gt;zavallı : tmm bn de bı sey solıcem &lt;br /&gt;ben : ama bn seni dinlemek istemiorum&lt;br /&gt;zavallı : hytta hıc bı sey senı uzmesıne ızn werme sn bılırsın kıb bye &lt;br /&gt;ben : sakın bana merhametli eski dost edebiyatı yapma! hayatta sevnçlern deniz dalgaları kadar büyük üzntlern kum tanesi kdr khfkjashajs saçmalık&lt;br /&gt;zavallı : haytta basarılar dınleme bn yazıım de. ama sonunda gerck senı gordum ya bu da guzel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(buraya dikkat çekerim gerçek ben! :D:D)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben : bn böyleym işte, adi şerefssizin tekiyim?! (bu onun lafıdır) ağzı bozuk, deli, ve saldırgan.. tanıştıımıza hiç memnun olmadıımıza göre uzatmya gerek yk.ama untma. bna bu yöntemi sen öğrettn!&lt;br /&gt;zavallı : pkı bn ogrettıysm doru bı yontmdır &lt;br /&gt;ben : ukala!&lt;br /&gt;zavallı : ewt tmm o zmn bı daha rahatsz etmm ama ne zmn ıstersen konusablırsn bnle &lt;br /&gt;ben : sennle knşmk istemek, kendimi domuz çamuruna atmk istememden snra gelick bi istek&lt;br /&gt;zavallı : herhalde kotu bı sey &lt;br /&gt;ben : aferin zeki çocuk bb!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ah kardeşcim. bu şu anki mutluluk krizimle aktarabildiğim kadarı :D yanımda olsaydın da görseydin, kardeşinle gurur duyardın. tam bir serseriydim. ağzı bozuk, deli, saldırgan :D tiyatrocu olucam evet =) kardeşinle cidden gurur duymalısın. omuzlarımdan nasıl bir yükün kalktığını hissediyorum bilemezsin. &lt;br /&gt;proud of me&lt;br /&gt;proud of your fucking sister! :D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-465438097797072839?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/465438097797072839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/09/proud-of-your-fucking-sister-d.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/465438097797072839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/465438097797072839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/09/proud-of-your-fucking-sister-d.html' title='proud of your fucking sister! =D'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-5205414200272492213</id><published>2009-08-31T18:22:00.002+03:00</published><updated>2009-09-02T01:03:34.687+03:00</updated><title type='text'>Malyak!</title><content type='html'>Kadıköy'deki gül satan çingene teyzelere (çingene teyzedir onların adı çünkü) gül satmaya çalışan bir kardeşim var, ne diyim ben sana...? xD&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;femin: ah benden bahsediyor... yıldırma taktiği. seni seven birini sevmediğinde de yaparsın ya bunu. sen daha çok seversin, kırılır üzülürsün. mıç mıç bi sevgili olursun. dayanamaz aşık :D o hesap benimki de işte. kendimi çingene teyzeyle ilişkiye girmiş hissettim yalnız :D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-5205414200272492213?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/5205414200272492213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/08/malyak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/5205414200272492213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/5205414200272492213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/08/malyak.html' title='Malyak!'/><author><name>Mephisto</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/Sl37us9V73I/AAAAAAAAA7w/C3doVGw_S_A/S220/20080518134302_kalp_2%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-8477726801879748089</id><published>2009-08-26T18:09:00.003+03:00</published><updated>2009-08-27T16:13:37.984+03:00</updated><title type='text'>yek yaren</title><content type='html'>ey yek yaren... selam olsun istedim sadece. biraz muhabbet, bir yudum kelime duymak istedim klavyenden. bu kadar işte&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pes.:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir yudum kalbimden, bir yudum ruhumdan, ve damlalarca yaş benliğimden. çok garip değil mi kardeş ya (: bilmiyorum, yazacaklarımı bloga yazdm, onlar dışında tek bir cümle yok aklımda.. mutluyum ama, cidden (: yani, daha az da olsa, zamanla, herşey mükemmel olacak, elbet.. "Birleşen 2 Kalp" bu.. "Deli Aşk Bu".. (:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Beklemekten Bıkmaz Ömrüm... (:&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-8477726801879748089?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/8477726801879748089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/08/yek-yaren.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/8477726801879748089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/8477726801879748089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/08/yek-yaren.html' title='yek yaren'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-7460632768369344313</id><published>2009-08-15T21:03:00.002+03:00</published><updated>2009-08-15T21:11:05.295+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anısına'/><title type='text'>şşŞŞ...! Sessiz ol</title><content type='html'>&lt;center&gt;&lt;object width="300" height="110"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/pn0SLYGYLT/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/pn0SLYGYLT/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi anlat bakalım bana&lt;br /&gt;Gözlerin neden bu kadar donuk &lt;br /&gt;Sözlerin neden bu kadar tuhaf&lt;br /&gt;Ellerin neden bu kadar soğuk&lt;br /&gt;Yeniden ayakta durup koşmaya niyetin yokmuş gibi bakma bana&lt;br /&gt;Anladım oyun oynamış herkez gibi gözünü kırpmadan bu kader sana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessiz ol..(sessiz ol) Ölümü kokluyorum (kokluyorum)&lt;br /&gt;Damarımdan geçeni kanımda hissediyorum (hissediyorum)&lt;br /&gt;Uçurumlar büyütüp besliyorum (besliyorum)&lt;br /&gt;Her gece atlamak için bu bilmeceden kurtulmak için (kurtulmak için)&lt;br /&gt;İğneler batıyor göz bebeklerime&lt;br /&gt;Geberttim oyuncak bebeklerimi....oyuncak bebeklerimi&lt;br /&gt;Geberttim oyuncak bebeklerimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkere olsun inan bunu başarabilirsin&lt;br /&gt;Sende bu güç var biliyorum&lt;br /&gt;Yara bere dolu suratının arasından bakan&lt;br /&gt;İki bebeksi göz görüyorum&lt;br /&gt;Doğruyu bulman için sana engel olan her yanlışı seçmişsin&lt;br /&gt;Fakat seni buna zorlayan her duyguyu beslediğin uçurumlardan fırlat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanmak ne demek güç ne demek&lt;br /&gt;O iki ağlayan bebeksi göz yaşıyan demek&lt;br /&gt;Nefret demek sol göğsümün içinde bişey bağırıyor&lt;br /&gt;Küfrederek biraz dalgın birazda dargın&lt;br /&gt;Kollarımda karanlığı sardım&lt;br /&gt;İçime doğru bastırıp sokaklardayım hırçın rüzgarlara katıldım&lt;br /&gt;Kaçın rüzgarlara katıldım rüzgarlara katıldım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar basit olmamalı cevap ver nedir hali bu kollarının&lt;br /&gt;Onurunu yaralama yeter artık&lt;br /&gt;İki melekte senin omuzuna konmadı mı&lt;br /&gt;Dağılan sevinçlerini toplarsan dağlar bile senden korkar inan&lt;br /&gt;Peşe sıra gelen acılara gülümse gündüzlere dön&lt;br /&gt;Korkam bir daha...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cehennemde zebaniliği patladım&lt;br /&gt;Ateşe dayanıklı olabileceğim kadar günahım var&lt;br /&gt;Bayağı bi dayanıklıyım&lt;br /&gt;Evet iki fahişe omuzuma kondu (omuzuma kondu)&lt;br /&gt;Hayatın anlamı bacak arası tecavüz kavramımı&lt;br /&gt;Aynaları eskittim artık eskidi gülüşlerim (gülüşlerim)&lt;br /&gt;Eskidi gülüşlerim...eskidi gülüşlerim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaslı sözler ve yaşlı gözlerle kaçma&lt;br /&gt;Belkide kaçtı gözlerden aşkın&lt;br /&gt;Gövdene saygı göster ve bırakma kendini nankör ellere&lt;br /&gt;Esiri olmuşsun yalanların buna vesile olmuş yaşadıkların&lt;br /&gt;İzin ver o zaman cennetini çalmasına ruhunu kuşatan karanlığın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk damarımda kanımda&lt;br /&gt;Belki farklı senin aşkından (senin aşkından)&lt;br /&gt;Nankör beni göremez ellerini koparırım &lt;br /&gt;Karanlık benim cenneti hissedemedim&lt;br /&gt;Yanaşamadım yanına bile cehennem benim yerim&lt;br /&gt;Sanada lanet olsun çocuk kendini kandırma&lt;br /&gt;Hisset kandırma kendini hisset hisset kandırma kendini hisset&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere olsun davet et sevgiyi kalbine bakalım ne olucak&lt;br /&gt;Bedenin zindan ruhunu kapattın içine&lt;br /&gt;Daha ne kadar boğulucak&lt;br /&gt;Uyanmalısın artık mecvursun buna hadi vazgeç sahte düşlerden&lt;br /&gt;Ver ellerini gidelim buralardan hüngür hüngür ağla istersen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi kapı arkasındayım mahçubum birazda utanıyorum&lt;br /&gt;Kışkırtmasın kimse kalbimi uzak durun benden&lt;br /&gt;Sende giit yanıma yaklaşma lanet olsun&lt;br /&gt;Lanet olsun uzak durun lanet olsun uzak durun&lt;br /&gt;Geldin mi kırmızının sesine sessiz ol şşŞŞ.. şşŞŞ..&lt;br /&gt;Sessiz ol şşŞŞ.. sessiz ol bitmez bu sessizlik&lt;br /&gt;Çığlıkları duy sessiz ol çığlıkları duy sessiz ol&lt;br /&gt;Sensiz ol şşŞŞ..sensiz ol  çığlıkları duy sessiz ol&lt;br /&gt;Sessiz ol çığlıkları duy sessiz ol....!!!&lt;/Center&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-7460632768369344313?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/7460632768369344313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/08/ssss-sessiz-ol.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/7460632768369344313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/7460632768369344313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/08/ssss-sessiz-ol.html' title='şşŞŞ...! Sessiz ol'/><author><name>Pesimist Rapci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/Sl37us9V73I/AAAAAAAAA7w/C3doVGw_S_A/S220/20080518134302_kalp_2%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-6952525132712825411</id><published>2009-06-05T22:43:00.004+03:00</published><updated>2009-06-18T12:01:32.702+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uzak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yakın'/><title type='text'>uzağıma uzak olmazsan ağlarım</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/__CWuOCNQPlk/Sil6Jc0AenI/AAAAAAAAAEU/8Br906ccIVg/s1600-h/%C4%B1oruy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5343936735623543410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 255px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/__CWuOCNQPlk/Sil6Jc0AenI/AAAAAAAAAEU/8Br906ccIVg/s320/%C4%B1oruy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;em&gt;ben varım, uzağım var. sen varsın. sen bana değil uzağıma yakınsan, anla ki uzağımdasın. ne mi saçmalıyorum? çok kafama takıldı bu söz nedense: uzağıma uzak olmazsan ağlarım... ya uzağımdan da uzak olursan. böyle bir ihtimal doğmuyor mu bu sözle&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;em&gt;ben uzağım uzağımdan uzak bir yerlerde sen...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;em&gt;çok düşündüm. çok kurcaladı kafamı. ve sonunda bu cilveli cümlenin cazibeli cevherlerini çıkardım gün ışığına (niye yaptım böyle bir tamlama tartışılası) sen yanımda yoksun. ve eğer sen yoksan hiç birşey ama hiçbirşey umrumda değil. beni mutlu edebilcek tek birşey yok sen yoksan eğer. gittiğinde beni mahkum ettiğin yalnızlığımdan beni çekip çıkarabilecek bir güç yok. üzüntüler köyüne sürgün gönderdin, mutluluğa tayinimi isteyemem. senin yokluğun öyle büyük bir karanlık, bir boşluk, bir uzaklık ki, herşey uzağımda kaldı sen gittiğinde. ve eğer herşey uzağımdaysa, uzağıma uzak olman demek, bana yakın olman demek.... daha uzakta olamazsın, çünkü her yer benim uzağım. bir yer değil, her yer uzak. sen yoksun ve karanlık... uzağıma uzak olmazsan, ağlarım!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;(bi inceki yazı yenilendi! geri dönüp bakmanız rica olunur =))&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Pesimist:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burdayım. Uzağım var. Ve sen uzağıma uzaksan, yakınımda mısın, yoksa ulaşılmayacak kadar uzak mısın? Uzağıma uzaksan, 2 ihtimal de beni ağlatır mı? Peki ya uzaklık mesafe ile mi ölçülmeli, kalple mi..?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm birimler birbirine karışana kadar uzatabilirim bu soruları, basit bi söz oysa, belki. Şanışer &amp; Bela'nın "Belki" adlı şarkısından bir söz. Minik, arada derede belki, ama şarkının en çarpıcı noktası belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaklık mesafe değildir bence, kalple ilgilidir uzaklık. Mesafe, özlemdir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbime yakınsan, nerede olduğun farketmez aslında, ama, özlem var, "uzağıma uzak olmazsan ağlarım".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbime uzaksan, uzak ol yine, pek farketmese de yine, "uzağıma uzak olmazsan ağlarım".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Herkes yakın ama herkes uzak!&lt;br /&gt;Selam Dünyalı - Da Poet&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-6952525132712825411?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/6952525132712825411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/06/uzagma-uzak-olmazsan-aglarm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6952525132712825411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6952525132712825411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/06/uzagma-uzak-olmazsan-aglarm.html' title='uzağıma uzak olmazsan ağlarım'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/__CWuOCNQPlk/Sil6Jc0AenI/AAAAAAAAAEU/8Br906ccIVg/s72-c/%C4%B1oruy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-2318218706775569226</id><published>2009-05-17T09:25:00.005+03:00</published><updated>2009-06-05T23:17:21.564+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='melankoli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='her yazıya aynı etiket'/><title type='text'>İsimsiz Track</title><content type='html'>!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah mırıldandığımı farkettim aylar önce yazdığım sözleri, nerden estiyse artık. Bi ara şarkı çalışması denemesi gibimsi bişiy yapmıştık Femin'imle, nasip kısmet (ve benim mallığım xD) iptal oldu gibimsi bişiy oldu xD (benim haaaalaaa umudum var) öhm, neyse, zehra beni dövmeden devam ediyim. İşte mırıldanıyordum, açtım pc'yi, nerde bu yazdıklarımıııız, diye. Buldum, mutluyum, paylaşasım geldi (:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;Mephisto (Pesimist):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ben o, asosyal çocuk mephisto&lt;br /&gt;Hiç konuşmamış, hep içime atmışım&lt;br /&gt;Yağmur yağarken, güneş doğmaz sanmışım&lt;br /&gt;Hep yanındayım demişler, lan ne safmışım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Femin (Femin xD):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşamadım bugüne kadar, anlamadı beni kimse&lt;br /&gt;İnsandım, hata yaptım, sevdim bazen delice&lt;br /&gt;Dostlar bile susar oldu yanlarına gidince&lt;br /&gt;Merak ederim, hakkımda ne düşünürler sinsice&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mephisto:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve gizlice, birşeyler karaladım yine kendimce&lt;br /&gt;Yalnızlık paylaşılmazmış, gerek de yok bence&lt;br /&gt;Bir çift göz görününce, gecem gündüze dönünce&lt;br /&gt;Ecem de olsa ağlamasın ben toprağa düşünce&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Femin:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir düşünce olmalı bence, aşık olmak sadece&lt;br /&gt;Dost bilmekse bir hata, anlarsın mumu sönünce&lt;br /&gt;Ne dostum var ne yarim, hayatım bence bir sivilce&lt;br /&gt;Yüzünde patlar gülünce, tam anlamıyla işkence&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mephisto:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostluğun o denizden gelen pis akıntı&lt;br /&gt;Aşkın o denizin dibinden gelen tıkırtı&lt;br /&gt;Yine bastı sıkıntı, mephisto denizden sakındı&lt;br /&gt;Toplum dediğiniz şey "insan yiyen balıktı"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Femin:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine güneş battı, karanlık şehre hakim&lt;br /&gt;Yine yağmur başladı, o hep dostumdur benim&lt;br /&gt;Ne sevenim var ne sevdiğim bence sultan benim&lt;br /&gt;Hayat denen buzlu yolda bir Mephisto'm bir kendim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[GİVE VERSE 2]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mephisto:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teselli edemez beni kimse, yaram hayli derin&lt;br /&gt;Yarısı dostun yarısı yarin, sebeb olanlara aferin&lt;br /&gt;Yağmur yağsın, serin, sözlerimiz kesin&lt;br /&gt;Çekilsin omuzdan eller, tek tesellim Femin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Femin:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak sözlerim emin, hava serin, kurudu dilim&lt;br /&gt;Sevginizden yok hayır, bari bi su verin&lt;br /&gt;Bakışın derin yaraladı beni, ah o gözlerin&lt;br /&gt;Seversen sen de bir gün elbet, Allah kerim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mephisto:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin yüzünüzden aşk dibine göçtü yerin&lt;br /&gt;Dostluk ise utancından intihar etti demin&lt;br /&gt;Ne dostum var ne yarim, ötesi yok yeminlerin&lt;br /&gt;Rabb'im bizi insanlardan korusun, amin...&lt;/span&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ouw, bişey daha buldum şimdi, bunu da msn'den doğaçlama yazmıştık ^^ Direk olarak kopyalıyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;(M)güneş tutuldu aşkım yanında, hüzün basardı sensiz her anımda;&lt;br /&gt;sabır, bekle bekle bitmez bu kahır; bağır-dım sen olmayınca yanımda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(F)bnm için sen varsın yok-ki senden başkası nazarımda&lt;br /&gt;kalbim snle atsın sev sev_gilim ağlamasınlar mezarımda:S&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(M)yanarım da,cehennem kalır soğuk, bak bu ses boğuk,&lt;br /&gt;kanar oluk oluk yürek kanarda ses çıkarmaz huzurunda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(F)kanarım bakışına, yanarım yakışına,sen iste, iste beni. güneş gibi doğarım kara kışına,&lt;br /&gt;boğulurum gözlernde,ağlarım göz yaşına, sel gibi akışına,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(M)be sevgilim uzak mı kalmak istedin yakın oluşuma&lt;br /&gt;o son bakışın ah.ilk günüdür ölümümün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(F)Ölümle gelir doğumlar, sevdalar başlar yanında uçurumlar, aşık olurlar,&lt;br /&gt;ağızlarda “boş ver oğlum” lar… aşkla sıkılan, kalp acıtan o daracık boğumlar!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(M)sanar mısın acım sonsuz, anca ölüme kadar, sevseydin eğer beni seni sevdiğim kadar&lt;br /&gt;mecnun kıskanırdı aşkımızı, dedin ya "gözüm başkasına bakar"&lt;br /&gt;bu kalp sana dargın, öfke besler hızımızı&lt;/span&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet, pek güzel değil gibi şarkı olarak düşününce, ama ne biliyim, mutlu oldum tekrar okuyunca (:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FEMİN: daha bitmediiiiiii...=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(M)&lt;br /&gt;yarın yine dünün tekrarı hep aynı&lt;br /&gt;hızla geçer zaman, zaman zaman&lt;br /&gt;hep aynı tavırlar laflar hep aynı&lt;br /&gt;kavrulursun aman, zaman zaman&lt;br /&gt;yalan değil!&lt;br /&gt;kral bu kez sen eğil&lt;br /&gt;savaş, kan ölüm sanal değil&lt;br /&gt;kanlı ellerin tuttuğu tüfek çevrilir sana elbet&lt;br /&gt;bunu bil ve kork ve kaç ve saklan hemen ağla&lt;br /&gt;ve sanma gün gelir biter ızdırabın&lt;br /&gt;ulan yok mu kitabın&lt;br /&gt;da bakmadın şu yaşlı masum gözlere&lt;br /&gt;yok mu Allah'ın da savaş dedin habire&lt;br /&gt;harabe oldu memleket&lt;br /&gt;ölüm sadece bir bilet&lt;br /&gt;hayal et&lt;br /&gt;bu kıyım kalır mı yanına&lt;br /&gt;emanet devletin kalır mı oğluna&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;enes arkadaşımıza savaş konusunu işlemiş olduğu bu liriğinden dolayı duyarlı vatandaş plaketi veriyoruzz =) çok seviyorum şu savaş anlatışını, resmen o duyguyu direkt hissettiriyorsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(F)&lt;br /&gt;kalk da git hadi&lt;br /&gt;çarp da kapıyı&lt;br /&gt;düşünme geri de kalanı&lt;br /&gt;kurcalama onca özveri geride kaldığından beri&lt;br /&gt;ağlamaklı bakar peri gözlerinin feri sönmüş feri&lt;br /&gt;anlamsız ilan-ı aşklar acımasız bi katil gibi seri&lt;br /&gt;gözünü aç da bak gözlerime&lt;br /&gt;gör karabulutları karabasanlarında&lt;br /&gt;haykırışlarını duyayım kulaklarımda&lt;br /&gt;uzaklarda olsan da unutma hepsi tek bir payda&lt;br /&gt;sesimi aldım kayda&lt;br /&gt;rayda kalmış sessiz bir tren gibi&lt;br /&gt;hayda huyda arama hayatın kısa bir film şeridi&lt;br /&gt;allttan müzikle verdim ben gerilimi&lt;br /&gt;seçilimi sen yaptın&lt;br /&gt;elemleri elemek kadar kolay da olsa zorda kaldın&lt;br /&gt;sen n'ptın kalbini çaldır prensesin&lt;br /&gt;kaptın kaçtın aferin&lt;br /&gt;neden boğuk sesin yoksa sen demi ağladın&lt;br /&gt;aferin sana aferin sana aferin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok istemiştim be bunu kayda almayı ciddi ciddi =) kendimce bir melodisi, her kelimenin söyleşinde bi farklılaştırmalar falan bişiler bile düşünmüştüm. kendimi çocukken çizdiği pastel boya resimlerine bakan ihtiyarlar gibi hissettim şu an =D kimse bu yazıya geri dönüp okumaz diye sonraki yazıda uyarı yapıcam buraya geri dönsünler diye =)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-2318218706775569226?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/2318218706775569226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/05/isimsiz-track.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/2318218706775569226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/2318218706775569226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/05/isimsiz-track.html' title='İsimsiz Track'/><author><name>Pesimist Rapci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SVyvRgtrQVI/AAAAAAAAA1A/Z6hJaxTXTN0/S220/rabbid1.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-9203064513164216030</id><published>2009-04-16T20:45:00.003+03:00</published><updated>2009-04-16T20:55:20.992+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karanlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutluluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='melankoli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıkıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='melek'/><title type='text'>Peki ya "Sıfır"?</title><content type='html'>1, tektir, yalnızlıktır, saftır, masumdur, bencildir de. Hoştur ama 1, veya "bir". Birken "bir"sindir kendinle. Birlikte olduğun bir kendin vardır, yeter o da sana. Yalnızlıktır çünkü 1 -demiştim değil mi? Kendi içinde mutluysa süperdir 1.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2, çifttir, birlikteliktir, paylaşımcıdır, mutluluktur. 1'e göre daha çok sevilir iki, öyledir ki (: mutludur, 2 tane 1 dir, ve 2dir. Oysa, "iki" de 1 "bir"dir. Duyan değil, yaşayan bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3, ortamdır, topluluktur, çevredir, sosyalliktir. Samimiyet 1'lerin birliği derecesindeyse, gerçekten mükemmeldir. Hoştur, tatlıdır, candır, yemekten önce yenmesi tavsiye edilir. O değil de, bana göre, 3, 2 den küçüktür. 1'den de, ne biliyim, çoktur biraz. Çok oldun sen, gibi. 1 tane "iki" 1 tane "bir" veya 3 tane "bir" dir. karışıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 ve fazlası ise kalabalıktır sadece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samimiyet paylaşılır çünkü. Sevgi de belki. Paylaştırılır. Tek kalbin var anacım, n'aparsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinle paylaşırsan sevgini, kendi içinde mutlu olursun, ki en güzeli de budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka 1 "bir" ile paylaşırsan, beraber "bir" olursanız, gerçek mutluluğu tadarsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesin değil, sanki, sadece, sanırım, falan filan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Kapalı sözcükler sonuna açık bir parantez)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-9203064513164216030?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/9203064513164216030/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/04/peki-ya-sfr.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/9203064513164216030'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/9203064513164216030'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/04/peki-ya-sfr.html' title='Peki ya &quot;Sıfır&quot;?'/><author><name>Pesimist Rapci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SVyvRgtrQVI/AAAAAAAAA1A/Z6hJaxTXTN0/S220/rabbid1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-6567924438830256180</id><published>2009-03-18T21:08:00.004+02:00</published><updated>2009-03-18T21:39:50.585+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='melek'/><title type='text'>Zaten...</title><content type='html'>&lt;center&gt;&lt;div style="width:300px;"&gt;&lt;object width="300" height="110"&gt;&lt;param name="movie" value="http://media.imeem.com/m/59Lr0L5RC7/aus=false/"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://media.imeem.com/m/59Lr0L5RC7/aus=false/" type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Uyan melek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanı geldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkar içinden karanlığı... Zaten etraf olabildiğince karardı artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuruntuların kalıntı olmuş beyninde... Sil artık onları... Zaten yeteri kadar unutkansın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kes artık titremeyi... Korkma... Yürü sadece... Ve sil şu gözyaşlarını... Zaten yeteri kadar yaş döküldü ardından...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, sakın birşey söyleme! Benle değil, kendinle konuş önce!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana ihtiyacın yok artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Uyan melek, uyan ve öldür artık beni, zamanı geldi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;(Çünkü görmedi gözleri... gözyaşı olarak boşaltmaya çalıştılar boşluğu...)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/center&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-6567924438830256180?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/6567924438830256180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/03/uyan-melek-zaman-geldi.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6567924438830256180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6567924438830256180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/03/uyan-melek-zaman-geldi.html' title='Zaten...'/><author><name>Pesimist Rapci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SVyvRgtrQVI/AAAAAAAAA1A/Z6hJaxTXTN0/S220/rabbid1.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-61265055105021589</id><published>2009-02-12T19:55:00.003+02:00</published><updated>2009-02-28T01:23:17.385+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saçmalamalar'/><title type='text'>Parantez</title><content type='html'>(yazdıklarını silmek ne komik bişiy, sayfalarca yazmış olsan dahi, 2 hamlede -CTRL+A ve DELETE- silebiliyorsun tüm herşeyi, ne güzel. hoş, saçmalamamış olsam, ciddi bi konu yazmak isteyip yine toparlayamasam, şuan bu parantezi değil kafamdakileri okuyor olurdunuz. "eee, biz ne okuyoruz şimdi" diye kendine kendinize sorduğunuz vakit yazı bitmiştir. Sormayanlarla yolumuza devam ederiz. Fakat farkedileceği üzere gidelecek bir yol da yok, hatta herşey bir parantez içi yazısından ibaret, ve en kötüsü aklımdaki "ciddi" konu hala bi köşede sırasını bekliyor. Ve işin komik yanı, bu -henüz sonu görünmeyen- parantez de yayınlanmadan silinme riskiyle karşı karşıya. ne farkeder zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-olsun varsın, bi parantezin de sonu açık unutulsun-&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-61265055105021589?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/61265055105021589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/02/parantez.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/61265055105021589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/61265055105021589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/02/parantez.html' title='Parantez'/><author><name>Pesimist Rapci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SVyvRgtrQVI/AAAAAAAAA1A/Z6hJaxTXTN0/S220/rabbid1.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-6142992081935562592</id><published>2009-01-18T02:28:00.007+02:00</published><updated>2009-02-02T11:24:36.297+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalnızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahve'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karanlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='melankoli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='asosyal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıkıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hüzün'/><title type='text'>buyrunuz tespit!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/__CWuOCNQPlk/SXKFbmSbehI/AAAAAAAAACk/qL2FWbK6VQs/s1600-h/sadness.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292439221294561810" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 348px; height: 195px; text-align: center;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/__CWuOCNQPlk/SXKFbmSbehI/AAAAAAAAACk/qL2FWbK6VQs/s320/sadness.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;em&gt;okuldaki "asosyallik" sorunumu kendi adıma tespit etmiş bulunuyorum. aslen bu dışarıyla ilgili bir sorun değil. tamamen kendi içimde yaşadığım bir sevmeme, istememe, ilgisizlik problemi. tabi bu sevmeyişin sebebi ben miyim ortam mı orası tartışılır ki zaten aşşağıda tartışıcam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;okulun ilk günlerini hatırlıuorum. servisteki (şu anda "popüler" olan) arkadaşlarla daha bir kaç günlük tanışık olmamıza rağmen şimdikinden daha yüksek dozda bir muhabbet içindeydim. nitekim şu anda hiç konuşmuyorum kendileriyle... sınıftaki aynı tipleri düşünüyorum. ilk hafta, belki ilk bikaç hafta onlarla da gayet iyi, eğlenceli bir muhabbet oluşmuştu. taa ki o muhabbet cılkını ortaya koyverinceye kadar... ilk olarak servisteki popüler sapıklardan birsi kendince "espri" yaptığında ona kızarak başladım işe. bu garip espri anlayışını kabul edemezdim, hala da etmedim! sonra benzeri zekice esprileri sınıfta gördüm. kızdım başlarda... zamanla istediğimi başardım, artık kimse bana o esprileri yapmaya cesaret edemiyordu. belki de çok iyi muhebbet edebildeceğim insanlardan espri anlayış farklılığımız sebebiyle hızla uzaklaştım. biraz da şaşkınlık vardı üstümde aslen... derslerimin kötü oluşu şokuyla da birlikte ani bir içe kapanış, ardından da soyutlanma... ilk haftalar gülüp eğlendiğim insancıklara düşman kesilmiş, tanımadıklarımı tanıma isteğim kaybetmiştim. sorunu hep kendimde aradım. neden herkes birbiriyle konuşup eğlenirken ben millete gıcık olmakla yetiniyorum? neden onların arasına girdiğimde çarçabuk sohbetlerinin dışında kalyorum? neden her gün gördüğüm halde okulun duvarları her bakışımda yabancı ve buz gibi görünüyor? koridolarda kaybolmaktan korkuyorum? aynı kantin, aynı bahçe, aynı sınıf neden her saniye ayrı bir acı veriyor? acı çektim, hem de çok acı çektim... &lt;strong&gt;belki beynimin tüm kıvrımları kıvrandı soru işaretlerimin kıvrımlarında... &lt;/strong&gt;önce o hiç bir şeyden eksik kalmayan zehradan vazgeçtim. herkesle konuşan, herkesi seven, hani o insanlara "iyi tarafından bakan" zehrayı koydum bir kenara. sonra kendiyle barışık zehrayı geride bıraktım. kendine güvenen zehra onunla birlikte gitti. başarma isteğimi, çabalayışımı, amaçlarımı, düşüşüme rağmen kalkışımı geçmişe emanet ettim. okulun ilk haftası bana "emo" benzetmesi yapıp beni gıcık eden o kızın dediği gibi oldum belki. vazgeçtim işte mutluluktan. gün geçtikçe arttı vazgeçtiklerimin sayısı ve büyüklüğü. bir zamanalar her türlü spor, sanat, kültürel faaliyete katılası olan zehranın kendini mutlu etmek adına hiç bir şey yapası kalmadı zamanla. yazdığım şiirleri, çizdiğim resimleri bir bir yırtıp attım. zamanla kalemim ne bir sözcük yazar oldu kağıda ne gülümseyen altlı üstlü bir çift dudak çizer... ve en son, geçenlerde farkettim ki hayallerimden vazgeçmişim! hani başını yastığa koyduğunda uykundan daha değerli, soyut bir şey olmasına rağmen daha cazip olan şeyler vardır ya "hayaller"! işte onlardan vazgeçmişim. ne müzik dinlerken, ki onu bile yapmaz oldum yanlışlıkla mutlu olurum diye, ne denize bakarken, ne başımı bir yere dayadığımda en ufak bir hayal kuramaz oldum. artık ışığı kapatıp yattığımda sadece uyuyorum. hem de nerdeyse günde 13 saat... kaçıyorum düşünmekten. birileriyle konuşmaktan. kenimle yüzleşmekten... mutlu olmak adına sadece denizi seyretmekten vazgeçmemişim onu farkettim şimdi. ama onu da eskiden her gün yapardım şimdi belki 3 haftada 1 defa... nelerin hayalini kurduğumu bile anımsamakta zorlanıyorum. bir dostum vardı evet. deli gibi sevdiğim, uğrunda nelerden vazgeçtiğim, tavizler verdiğim, emek harcadığım, ama cidden çok sevdiğim! gelecekte hala yanımda olduğunu hayal ederdim. eski başka dostlar. şimdi beni nerdeyse görmezden gelen, belki tamamen unutan dostlarım... sonra bir meslek hayal ederdim. kendini işine adamış, labaratuvalarda sabahlayan, saçı başı dağılmış bir şekilde harıl harıl insanlar için bir fayda sağlamaya çalışan bir bilim kadını. öyle ki aynı anda hem hayat dolu olmayı başarıp hem de insanları sevdiğinden onlar için birşeyler bulmak adına hayattan koparak çalışmayı hayal ederdi bu deli kız... şimdi hedefimi soranlara verecek bir cevabım bile yok. zar zor liseyi bitirip, herhangi bir üniversite ve herhangi bir meslek. hayat nereye sürüklerse... bir lise insanı bu kadar mı değiştirir? evet değiştirir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte o okulun ilk haftalarından terslemeye başladığım insanlar hayatımın bu garip değişim döneminde eşlik ettiler bana. yani pek de hoş bir anı olarak hatırlamayacağım (birkaçı hariç) hiçbirisini... onlar iğrençleştikçe ben tersledim, ben tersledikçe onlar uzaklaştı, sonra ben kaçtım, onlar takmadı, ben ağladım, onlar gülüştü, ben ruhumun alnına silahı dayayıp iki el ateş ettim, onlar sesini bile duymadı... yani aslında sorun benim onları en başında tersleyişim, o garip muhabbetlerini istemeyişimdi. nasıl mı bu kadar eminim? çünkü biraz onlara yaklaştım, biraz iğrençleştim onlarla, biraz taviz verdim kendimden. belki hataydı ama yaptım bunları. dibini görmediğim bir suya ayaklarımı parmak uçlarından başlayarak soktum. soğuktu! üşüdüm ama devam ettim. ama daha ayağımın tamamını bile sokmadım dibine ulaştım. öyle sığ öyle basitlermiş ki... şimdi içim rahat. onlar kıyıdan gözüken sığ yerlere çöküp yüzdüklerini sansınlar. kıyıdakiler hayran hayran izlesin onları. pohpohlanıp mutlu olsunlar ömür boyunca. ben kıyıdan kilometrelerce ötede derinlerdeyim. onlar gibi suyun altında diz çöküp su üstünde yüzme taklidi yapmıyorum. ben yüzüyorum. belki su yutuyorum, belki dibine kadar batıyorum suya ama asıl ben yüzüyorum ve bunu bilmek pohpohlanmaktan daha büyük güç veriyor bana!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pesimist suskun:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:lucida grande;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: times new roman;font-family:lucida grande;font-size:100%;"  &gt;Çoklarca kez (!) denedim bu yazının altına bişeyler yazmayı. Hatta kendime söz verdim, "bu yazının altına cevap yazmadan başka şeyler yazmak yasssaagh" diye. Peki sonuç, her seferinde ya sildim ya da başlayamadan çıktım. Söylenecek o kadar çok şey var ki, dağınık kafam toparlayamıyor kelimeleri bir araya, yine. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;em&gt;yani pek de hoş bir anı olarak hatırlamayacağım (birkaçı hariç) hiçbirisini..." bu bölüme takıldım ister istemez. Birkaçı hariç... Bir an düşündüm de, kaç kişinin hayatında iki elinin parmaklarını geçecek sayıda gerçek dostu olabilir ki? Size bilmem ama benim yoktur. Yazının altındaki ilk yorumda da, cesetizleri &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;em&gt;"&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;buna benzer şeyleri yaşıyor herkes, ya da herkes değil de ben de yaşadım :)"&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;em&gt; demiş. Yoktur bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tespit güzel ama çözüm çok zor be kardeşim. Pesimist Rapci'den hep duyduğum gibi; "Ne kadar zor bazen..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da var bi çözümü, kendi içimizde. "Kabullenilmiş Mutsuzluk" hani seninkisi, "Kabullenilmiş Mutsuzluğu Kabul Etmemek" dir çözüm! İnadına yaşamak hayatın. Mutlu olmak inadına. O bir kaç harici insan var ya hani hayatında, sıkı sıkı sarılmak onlara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özür dilerim, tam olarak konu üzerine konuşmuş olmadım. Yapamıcam da sanırım.&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-6142992081935562592?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/6142992081935562592/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/01/buyrunuz-tespit.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6142992081935562592'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6142992081935562592'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/01/buyrunuz-tespit.html' title='buyrunuz tespit!'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/__CWuOCNQPlk/SXKFbmSbehI/AAAAAAAAACk/qL2FWbK6VQs/s72-c/sadness.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-6684001898361540433</id><published>2009-01-14T17:47:00.005+02:00</published><updated>2009-01-14T20:38:27.287+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalnızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='melankoli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağlamak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seven ne yapmaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saçmalamalar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hüzün'/><title type='text'>seven ne yapmaz?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/__CWuOCNQPlk/SW4QM59YjNI/AAAAAAAAACc/VlAwc3oKynw/s1600-h/trkcine5qy0.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5291184426109668562" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 311px; height: 320px; text-align: center;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/__CWuOCNQPlk/SW4QM59YjNI/AAAAAAAAACc/VlAwc3oKynw/s320/trkcine5qy0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; "bana kollarını uzatsan biraz&lt;br /&gt;sana kul olurum seven ne yapmaz&lt;br /&gt;gel öldür bu ömür böyle tükensin&lt;br /&gt;sana bin can feda seven ne yapmaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu gönül uğruna neye katlanmaz&lt;br /&gt;öl desen ölürüm seven ne yapmaz&lt;br /&gt;gel öldür bu ömür böyle tükensin!!&lt;br /&gt;sana bin can feda seven ne yapmaz"&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;eskilerden bir şarkı geldi aklıma. "seven ne yapmaz". üşenmedim, oturdum, düşündüm. aslında düşünmedim direkt yazmaya başladım. yazarken düşünücem. bakalım ne saçmalamalar çıkcak.(&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;P&lt;/span&gt;esimist &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;R&lt;/span&gt;apci:&lt;/span&gt; hmm, ben bilmiyordum bu şarkıyı, hoş, nostaljik güzelliklerden ne biliyorum ki ben. - bende saçmalamalara katılıcam sanırım, saçmalanabilitesi yüksek bir konu benim için, saçmalamalı mı saçmalamamalı mı, hı?)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;seven korkar!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgisinin bilinmesinden korkar. dalgaya alınmasından korkar. sevdiğinin başkasını sevmesinden korkar. sevdiğinin kendini sevmemesinden korkar. sevgisine inanılmamasından korkar. sevgisinin hafife alınmasından korkar. sevdiğini haketmediğinden korkar. sevgisini harcamaktan korkar. sevdiğini kazanıp sevgisini kaybetmekten korkar. sevgdiğini kaybedip sevgisinden vazgeçememekten korkar. (Pesimist Rapci: korkmaktan korkar? olmaz mı ama? ben korkarım mesela, "çok korkağım böhüüeee," diye. bi de, seven insan korkutur aynı zamanda. seven insandan beklerim her türlü çılgınlığı, gözü dönmüştür - bknz: King Kong xD)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;seven ağlar!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevdiğini farkedince korkudan ağlar. sevgisine karşılık gelirse sevinçten ağlar. sevip de sevilmezse üzüntüden ağlar. sevdiğini üzerse kahrından ağlar. sevdiği onu üzerse sevdiği için ağlar. sevdiği onu bırakıp giderse aklına her geldiğinde pişmanlıktan ve hala seviyor olmaktan ağlar...(P.R. : Üç nokta gözümü korkuttu Feminim zehram... korkudan ağlıcam - neden daha çok ağlanır?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;seven güler!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevdiği için güler. sevgisine karşılık gelince güler. umut çiçeklerini yetiştirirken güler. sevdiğinin hayalini bile kurduğunda güler. sevdiğinden duyduğu ufacık bir tatlı söze güler. "o seni sevmiyor" diyenlere güler. sevdiği alnına silah da dayasa, seven sevildiğini biliyorsa güler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven acı çeker!(P.R. : Mazoşizt!)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven herşeyden vazgeçer!(P.R. : Pesimist!)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven bağlanır!(P.R. : Komunist!! - komunikeyt xD)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven yalvarır!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven sessiz kalır!(P.R. : Piyanist!)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven haykırır!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;sevenin ayakları yerden kesilir!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seveni hayata bağlayan tek damar kesilir!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven inanır!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven güvenir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seven eight nine ten (&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;P.R.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven sevdiği için tüm dünyayı karşısına alır!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven acır!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven acımasızdır!(P.R. : Ahanda sadist!)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;seven gecelerce uyumayandır&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;seven sevdiğinden uzakken huzursuz olandır&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;seven bir virüs gibidir. sevdiğinin kalbine girerse canlıdır giremezse kristal yapıdadır (hasal öğrencisi style=))&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;seven biri şarkıdır, sevdiğinin kulağına ulaşamadığında bestelenmemiş hüzünlü bir şiir&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven öldürür!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven ölür!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seven utanır(&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;P.R.)(&lt;/span&gt;-&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Telefon ettiği gün... benden kötü durumda olmasına rağmen, bir tek güzel söz söyleyemediğim için kendimden utanıyorum! - Takaki [Byousoku 5 Centimeter])&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven yalan bile söyler bazen, sırf sevdiği üzülmesin diye...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;seven bazen sevgisini kalbine gömer sevdiği için&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;bazen sevmediği birine bile katlanır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;sadece sevmekse şu hayatta hakiki olan, seven hakikate ulaşan tek varlıktır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;ama seven asla aldatmaz...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;(P.R. : işte bunu bekliyordum... git söyle onlara, yalancı de, seviyordum dedikten 3gün sonra bırakanlara, ağla onlardan biriysen... sevgi asla tükenmeyecek olan tek kaynaktır)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevmek kutsaldır. eğer sevdiğini kutsal sanacak kadar sevginin kutsallığına ermişse seven, seven de kutsaldır. aslen sevilen sadece araçtır. amaç ise bu duyguya ulaşmak. nasıl hangi ruhun hangi bedende olduğunun önemi yoksa, önemli olan o ruhun varlığıysa, sevilen de o sevginin taşıyısıdr sadece. sevginin asıl sahibi ancak seven ve sevdirendir... sevilenin canı cehenneme yani =)(P.R. : seni seviyorum kardeşim... ops, sanırım yanlış cümleden sonra parantez açtım! tamam, vurma xD)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben sevmek istiyorsam sen sadece bahanesin!=P pesimistin bu duruma yorumlarını merakla beklemekteyim=)(böyle güzel bir konuyu yorumsuz bırakabilir miyim xD - P.R.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pesimist'i Kesmedi Parantezler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır yazı yazamıyordum. Bugün kırdım zinciri. "Sevgi" geldi aklıma direk(bknz: &lt;a href="http://pesimistrapci.blogspot.com/2009/01/saniyede-5-santimetre.html#comments"&gt;ahanda bugün yazdığım yazıklamam&lt;/a&gt;). Buraya yazmayı düşünüyordum ama "korktum". Öyle deme, seven insan korkar, değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Karşılık bulamayan sevgi, çölde yetişen gül misali kurur...&lt;/span&gt;" dedim bugün. Sevgi sadece aşk değildir ya hani. Ve insan sevmek zorundadır. Hayat sevince güzel, yapabileceğimiz en güzel şey sevmek, sevgi önemli... ben bu sevgi yoğunluğumu dostlarımda bölüştüren bir karakter olmuşum. Tüm sevgimi tek bir kişiye yoğunlaştırmak bana göre değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve en güzeli, dostlarımın beni sevdiğini farkettim birkez daha bugün. Gittiğim bir derste tam anlamıyla yalnız kaldım. Tam o sırada mesaj geldi, eve geldiğimde başka bi mesaj, şimdi ise senin sevgi adına bişiyler yazdığını gördüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gönderemediğim mesajlar" diye bir klasör oluştursam roman olur. Seven insan korkar ya, en çok bunu yaşıyorum belki de. Karşımdakini üzmek, sevgisinin ve ilgisinin azalacağını düşünmek, sevdiğinin seni sevmemesi... kelimelere dökmesi bile üzücü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğlenceli yazının içine de ciddiyet/duygusallık kattım ya yine sonunda, püh bana. (püh ne be xD)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Seven umutludur!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-6684001898361540433?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/6684001898361540433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/01/seven-ne-yapmaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6684001898361540433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6684001898361540433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/01/seven-ne-yapmaz.html' title='seven ne yapmaz?'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/__CWuOCNQPlk/SW4QM59YjNI/AAAAAAAAACc/VlAwc3oKynw/s72-c/trkcine5qy0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-4208121646889068557</id><published>2009-01-01T14:23:00.005+02:00</published><updated>2009-01-14T17:47:24.102+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni yıl'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cezmi ve şermin'/><title type='text'>Yeni Yıl, Eski Biz</title><content type='html'>&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold; FONT-STYLE: italic"&gt;Nice mutlu yıllara... (:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SVy2NJxNvjI/AAAAAAAAA1Y/-z1XIwqwgNc/s1600-h/31122008149.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5286300399703014962" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SVy2NJxNvjI/AAAAAAAAA1Y/-z1XIwqwgNc/s400/31122008149.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;(resimdekiler -soldan sağa- Şermin ve Cezmi)(Cezmi bu fotoğrafı çektiğim için çok kızmış bulunmaktadır, zaten iyi çıkmadığından yakınıyordu... Öldürecek beni öldürecek... :))&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Femin:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ay şerminim çok tatlı yaa. masamda şu anda kesişiyoruz kendisiyle. monitöre bakınca kendini gördü ve mutlu oldu. cezmi görmüyor merak etme, üst raflarda o=) nice mutlu ve birlikte yıllara kardeşcim!!!!&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-4208121646889068557?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/4208121646889068557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/01/yeni-yl-eski-biz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4208121646889068557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4208121646889068557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2009/01/yeni-yl-eski-biz.html' title='Yeni Yıl, Eski Biz'/><author><name>Pesimist Rapci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SVyvRgtrQVI/AAAAAAAAA1A/Z6hJaxTXTN0/S220/rabbid1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SVy2NJxNvjI/AAAAAAAAA1Y/-z1XIwqwgNc/s72-c/31122008149.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-4728554852075543091</id><published>2008-11-21T20:47:00.004+02:00</published><updated>2008-11-21T20:53:20.780+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutluluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıkıntı'/><title type='text'>Seçimini yap Nero!</title><content type='html'>Hep birşeylerden yakınmam mı gerekiyor. Bazı şeyleri anlamıyorum. Şuan bile "herşeyden yakınmamdan" yakınıyorum. Peh...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karışma sen hiçbirşeye... Bırak gitsin, aksın kendince... Belki düş gerçek, yaşam yalandır? Evet, en iyisi uyumak bence de!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Pesimist o kadar saçmalar ki Dünya gözüne Matrix gibi görünmeye başlar)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Mavi fitil mi kırmızı fitil mi Nero?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bir hata oldu sanırım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Mavi şurup... ermm, mavi hap, evet..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peh...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;Mutluluk hiç bu kadar uzak olmamıştı!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-4728554852075543091?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/4728554852075543091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/11/seimini-yap-nero.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4728554852075543091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4728554852075543091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/11/seimini-yap-nero.html' title='Seçimini yap Nero!'/><author><name>Pesimist Rapci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9-feBKV6I/AAAAAAAAAs8/wVo1h26Jge8/S220/simpsonsend.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-7900034090868458816</id><published>2008-11-07T23:11:00.003+02:00</published><updated>2008-11-07T23:32:00.610+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ye Kürküm Ye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nasreddin Hoca'/><title type='text'>Ye Kürküm Ye</title><content type='html'>Bakın ne farkettim! Nasreddin Hoca'yı hepimiz biliriz değil mi? Çok bilindik bi fıkrası (!) vardır, hemen kısaca anlatıyım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoca birgün bir yere bir ortama katılır. Ama etrafındaki kişiler, kendilerinin aksine, giyimine pek özenmemiş olan Hoca'yı farketmezler bile. Hatta sofraya bile buyur etmezler. Hoca da gidip evden yeni kürkünü giyip gelir. Aynı ortamda son derece büyük ilgi gösterilir kendisine. Sofranın başına buyur edilir. Hoca da kürkünü yemeye uzatarak: "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ye Kürküm Ye&lt;/span&gt;" der, "Az önce ben yine burdaydım fakat beni farketmediler bile. Şimdi bir ilgi varsa bu ilgi bana değil sanadır"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülmediniz değil mi? Şimdi; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bunu anlatmak da, böyle garip konuşmak da nerden çıktı&lt;/span&gt; diye düşünüyor olabilirsiniz... Belirli bir yaştan sonra insanlar (gençler demeliyim belki/bizler!) Nasreddin Hoca'ya alaycı yaklaşıyoruz. Şöyle ki, geçenlerde türkçe kitabında rastladığımız bir Nasreddin Hoca hadisesine de öylece alay edip geçmiştik, buraya kadar herşey bilindik, sıradan gibi görünen şeyler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama hiç farkettiniz mi, hepimiz ilkokulda ilk okuduğumuz Nasreddin Hoca fıkrasına ne kadar gülmüştük. Hadi belki bir iki aksi kişi "ben gülmemiştim" diye düşünür, Hoca'nın "Ye Kürküm Ye" demesi, "zaten inecektim" demesi, "hırsızın hiç mi günahı yok" demesi hoşumuza gitmişti. Gülmüştük be işte. Şimdi ise alaycı bi yaklaşım, belki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En başta "bişiy farkettim" dediğim şey şu ki; "İlk okuduğumuzda birşeye gülüp, sonra aşağılayıp, daha sonra da okuyup okuyup derin düşüncelere dalmak, gerek ağlamak, gerek durgunlaşmak ne gariptir!". &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ye kürküm ye&lt;/span&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hanginizin çevresinde &lt;span style="font-style: italic;"&gt;üzerinizdeki kıyafetlere göre size değer biçen insanlardan&lt;/span&gt; yok ki? Belki eskiden gülerdik Hoca "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;ye kürküm ye&lt;/span&gt;" derken, geçenlerde aklıma geldiğinde derin düşüncelere daldım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İddaa ediyorum, Nasreddin Hoca Fıkraları demek kültürümüzü yıpratan bir unsurdur! Nasreddin Hoca'nın yaptığı "taşı gediğine koyma" eylemlerine fıkra demek onları "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;gülüp geçilecek bir şey&lt;/span&gt;" yapıyor belki de. Bence Nasreddin Hoca bir fıkra kahramanından öte, büyük bir düşünür olmalıdır, öyledir de!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında dönüp dolaşıp "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;ye kürküm ye&lt;/span&gt;" demek istiyordum, çevredeki gözü dönmüş insanlara sayıp sövmek istiyordum, olmadı. Yine de mutluyum...&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Ye, kürküm ye, sende görmesinler bi çevher&lt;br /&gt;Pervane olurda etrafında dönerler&lt;br /&gt;Ahiret güzelini değil, dünya güzelini severler&lt;br /&gt;Hoca ne demiş öyle, ye kürküm ye, söyle...&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kolera-İnziva&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-7900034090868458816?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/7900034090868458816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/11/ye-krkm-ye.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/7900034090868458816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/7900034090868458816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/11/ye-krkm-ye.html' title='Ye Kürküm Ye'/><author><name>Enes Uğur Şekerci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9-feBKV6I/AAAAAAAAAs8/wVo1h26Jge8/S220/simpsonsend.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-9117408636957488192</id><published>2008-10-29T20:14:00.013+02:00</published><updated>2008-10-31T23:42:28.133+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saçmalamalar'/><title type='text'>Diyalogger</title><content type='html'>&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;-Zehraaaa, blogda bir tıkırtı var!&lt;br /&gt;-Kedidir kedi...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;***&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;-Sessizliğinin sesini duyar gibiyim!&lt;br /&gt;-Ya bi git allasen...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;***&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;-Enes, neden FemPes'e bişiyler yazmıyorsun, hadi ben yazmaya fırsat bulamıyorum, ya sen?&lt;br /&gt;-Hö!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;***&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;-Senin gözlerin dexte...&lt;br /&gt;-Yeter be bi sus sen de, dexter dexter, başlıcam dexter'ına da gözüne de!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;-...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;***&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;-Anime dediğin çizgi film, pokemon gib...&lt;br /&gt;-Hayaaaa, &lt;span class="postbody"&gt;Katon Goukakyuu no Jutsuu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;(ihi :))&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Aslında herşey senin beyninde bitiyor dostum!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Seni lanet amerika özentisi, o lanet olası çeneni kapa tamam mı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Anayurt'u yine alamadım ya, Zafer'in yüzüne nasıl bakarım artık bilemiyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Zafer'in yüzüne bakmak!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Zaten bakamıyordum, şimdi hiç bakamam!!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;(zafer cidden bulamadık Anayurt'u, zehra şahit :))&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Yuvarlak birşeyi olan var mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Aynası olan varsa arkadaşa yardımcı olsun!!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;(hala şişe çevirmeceden sözüm var, unutmadım :))&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Zehracım ya, blogda bi karanlık var?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Kara kedidir, kara kedi!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Blogger açılmış!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Kapanmış mıydı ki?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Sevgili FemPes, bu sözüm sanadır; buralara pek uğrayamadığımızı ve her gelişimizde acı kahve ısmarlayarak ağzının tadını kaçırdığımızı farkettim. Bu saçma yazımı da eğlencelik bir iki kelam olarak kabul eyle. Sevgilerimle, Pesimist&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Yemezler canım, ya sev ya ba daba du!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;-Of ya, kırk yılın başında blogu da konuşturalım dedik, onda da kötü espiri yaptı iyi mi, kalk zehra gidelim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold; FONT-STYLE: italic"&gt;gider miyiz hiç :) bizden kurtulmak kolay mı? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;hayat erozyonunda sürüklenirken ara sıra tutunabileceğiniz dallar göreceksiniz. Onları sakın ıskalamayın, bir süreliğine dinlenmek iyi gelebilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Femin musallat olur:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;bir süreliğine dinlenmek iyi gelebilir... beni domestos (domestos diyince aklıma samedin gelmesini neye bağlamalıyım?:D) değil bu hayat yıpratıyo bee!!&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-9117408636957488192?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/9117408636957488192/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/10/diyalogger.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/9117408636957488192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/9117408636957488192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/10/diyalogger.html' title='Diyalogger'/><author><name>Enes Uğur Şekerci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9-feBKV6I/AAAAAAAAAs8/wVo1h26Jge8/S220/simpsonsend.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-3043301189856087598</id><published>2008-10-21T17:06:00.005+03:00</published><updated>2008-10-21T17:32:44.809+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalnızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karanlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağlamak'/><title type='text'>Ağlamadım ki</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SP3l_IJ1L2I/AAAAAAAAAxk/7IVFbT-rfJg/s1600-h/r_5ys9l1847t08phemr3wt.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SP3l_IJ1L2I/AAAAAAAAAxk/7IVFbT-rfJg/s400/r_5ys9l1847t08phemr3wt.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5259612812521844578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yazıyı okumak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Duygusallaşmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melankoli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessizlik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlamak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerin dolması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessizlik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlamamaya çalışmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerini sıkmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafanı kollarının arasına almak, saklamak yüzünü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saklamak gözyaşlarını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Neyin var?"ların başlaması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessizlik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerinin ağrıması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini tutamamak...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Ağlamak&lt;/span&gt;...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;Belli etmemeye çalışmak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Ama yinede ağlamak&lt;/span&gt;...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;Uzunca bir aradan sonra...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Yeniden ağlamak&lt;/span&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belli olması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parlak yıldızlar tarafından...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş'in tarafından belli olması...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;Ama inkar etmek...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;Ağlamayı kendine yediremeyen küçük bir çocuk edasıyla inkar etmek:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ağlamadım ki&lt;/span&gt;"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hayat karanlık, her yer karanlık, herkes karanlık... herkes, karanlık ve yalnızlıkla kucaklaşabileceği bir yere gitmek isterken, ben kendi karanlığımı ve yalnızlığımı yaratmışım... ve en kötüsü; kurtulmak istiyorum, kurtulamıyorum... unutuyorum, takmıyor gibi yapıyorum, ama bir süre sonra yine bastırıyor, ağlatıyor... ağlıyorum, evet, özür dilerim... gökyüzünde parlayan bir kaç yıldız olmasaydı bu karanlıkta 1 dakika yaşamam imkansız olurdu... her daim ağlıyorum, ama sadece çok parlak yıldızlar bunu farkedebiliyor..."&lt;span style="font-style: italic;"&gt;mantıklı&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-3043301189856087598?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/3043301189856087598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/10/alamadm-ki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/3043301189856087598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/3043301189856087598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/10/alamadm-ki.html' title='Ağlamadım ki'/><author><name>Enes Uğur Şekerci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9-feBKV6I/AAAAAAAAAs8/wVo1h26Jge8/S220/simpsonsend.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SP3l_IJ1L2I/AAAAAAAAAxk/7IVFbT-rfJg/s72-c/r_5ys9l1847t08phemr3wt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-4300456350896021947</id><published>2008-10-08T15:53:00.011+03:00</published><updated>2008-10-12T09:57:36.630+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='asosyal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sıkıntı'/><title type='text'>Sıkıldıım...dıım...dıım...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOy2ERulGaI/AAAAAAAAAu8/5wBInMOJlzg/s1600-h/yalnizbirlikte.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5254775049829030306" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; width: 173px; cursor: pointer; height: 222px;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOy2ERulGaI/AAAAAAAAAu8/5wBInMOJlzg/s400/yalnizbirlikte.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hayat, beni benden aldığı gün haksız...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle sıkıldım ki anlatamam. "Anlatamayacaksan niye yazmaya çalışıyorsun bre" demeyin, can sıkıntısı işte. Siz şimdi merak ediyorsunuz tabi, "neden sıkıldı bu çocuk" diye (merak etmeyenler de olabilir, tamam). Sıkıldım çünkü kendimi monotonlaşmış ve sıradan hissetmeye başladım. Yapmayın ama, sizde hissetmez misiniz zaman zaman?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuldan bıktım öncelikle. Ne lan bu, git gel git gel... Hayır, okul bize gelsin gibisinden saçmalamayacağım, o kadar da sıkılmadım (: sorun şu ki, sınıfta Femin'ciğim olduğu halde (!!!!) sıkılabiliyorum. Ya sıkılma konusunda çok çok başarılıyım (çok fazla "sıkılmak" dediğimin farkındayım, sizi de sıktım ama...) ya da harbi ortam eğlenceli değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimden çokca yakınır oldum zaten. İnsanları sıktığımı düşünüyorum, tabii ki sadece şimdi değil, genelde. "Sen hep böyleysen, çevrendekilerin vay haline" diyorsanız, haklısınız, ama hep böyle değilimdir ya. Dimi Femin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendim diyordum; insanların benden nefret ettiğini düşünücem artık. Ne mi yaptım onlara? Hiiiiç. Sorun da bu "hiiiç" de zaten. Etkisiz eleman gibi hissetmeye başladım kendimi anasını satıyım. Ne biliyim, bi ortam da zoraki bulunuyormuşum gibi, veya "olmasam da bişey değişmez" gibi, fazlalık gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişiliksiz miyim? Değilim ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asosyal miyim? Denebilir... Hatta rahatlıkla denebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pesimist miyim? Değil miyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mal mıyım? Abartmayın lütfen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorun nerede??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Mal demişken, yadırgadıklarımın eğlenmesi, inadına mutlu olması da ayrı bi rahatsız edici. "Mal insanlar ama eğleniyorlar" diyorsunuz onlara baktıkca. Neyse, bu ayrı bi mevzu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bian ilkokulu hatırladım. Nasıl yapardım da çok eğlenceli geçerdi günler anlamıyorum. O&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOy3nXTW74I/AAAAAAAAAvc/CIXbu43ur_o/s1600-h/grouchy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5254776752132517762" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOy3nXTW74I/AAAAAAAAAvc/CIXbu43ur_o/s400/grouchy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; zamanlar da sosyal biri değildim. 6. sınıftan itibaren popüler bi kitlenin içinde kendimi bulmamla sıkılmaya başladım sanırım. Sorun insanların sosyal olma (ve başaramayınca duyduğu rahatsızlık) içgüdülerinden kaynaklanıyor olabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorun ben de mi, durumu çok mu abartıyorum, bilemem. Sıkılıyorum ama sonuç olarak. Sıııı-kıııl-dııım... Ortamdan, çevreden, insanlardan, bana bakış açılarından veya en azından benim hissetiklerimden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardeşciğim feminciğim, bunları okuyunca altına "öyle değilsin ya, saçmalama" gibisinden bişiyler yazabilir; ama dürüst olmak gerekirse ben buna her geçen gün daha çok inanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gördüğünüz üzere o kadar sıkıldım ki siz bişey demediğiniz halde soru soruyormuşsunuz gibi yazdım... "manyak mısın nesin ya, git işine" diyenlere darıldım ayrıca (:&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;Femin musallat olur:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sıkılmak kelimesi haifif kalmaya başladı... "Yangın vaaaaaaaar!" diye bağırabilirim. Bu yazıyı yazmak için bilgisayar açtığım için bile bizimkilerden duymadığım laf kalmadı... Sanırım artık bu konuyla ilgili konuşmak dahi istemiyorum, popülerite... Belki de ilk defa bu kadar açık konuşacağım. Gözde olmak bir erkek için piçlik yapmak, bir kız için kaşar olmaksa beni dünyadan silin! Toplum baskısı deniyordu bir ara. Toplum baskısı görmemiş insanlar topluluğu. Hepsini toplasan değil toplum bir top bile olmaz ya neyse... &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şu anda hem siyasetten bahsedip mecliste bir tane adam olmadığını kanıtlayabilirim, hem okuldaki sözümona öğrencilerin yaptıklarından bahsedip namus olgularının olmadıklarını ortaya çıkarabilirim. Sadece namus olgusu da değil, arkadaşlık, kardeşlik, masumiyet, sevgi... O kadar uzaklar ki en güzel duygulara ve o kadar zarar veriyorsunuz ki bana (bize)! Ben kendimi asosyal ve işe yaramaz hissetmek zorunda mıyım sizin yüzünüzden? Aranızda yaptığınız iğrenç esprilerden sıkılıp uzaklaştım diye kendimi zevksiz mi sanmalıyım? Espri yapma yeteneği olmayan insanlarsınız ve sapkınlığınızla gizliyorsunuz bu ezikliğinizi. Hele kızlar... Eteği çok uznumuş gibi kısaltıyor bir de. Bizde bacak yoktu zaten... Aman giydiğin şey bir yerini kapatmasın dikkat et. Sonra bir bakarsın dağılmış etrafındakiler. "Merdivenden çıkarken koca poponu seyrettim" diyen en yakın arkadaşın ya artık merdivenden çıkarken başka kızların poposunu seyrederse... Aman diyim, sen sen ol kapatma poponu. Gülüp geç kürfedenlere. Hatta cevap ver. Küfretmeyi biliyorsunuz bravo! Nasıl gurur duyuyorum kız olmaktan sizi gördükçe ve nasıl feminist duygularım kabarıyor anlatamam... Çünkü ben kızım siz kaşarsınız sadece! Erkekler sapıklık yapmayı mertlik bilmiş, yeni adet sanırım. Daha geçen sene bize nefis terbiyesinden bahseden, yaptıklarımızdan ötürü bizi yargılayan arkadaşımızı bu sene sevgilisiyle kucak kucağa görmekteyiz, ne iş? Kızları süzüp laf atınca mı arkadaş olunuyor artık? Geri kafalı mıyım? Hatta o süper zeka kızlardan birinin saçma bir sebepten sınıftaki bir arkadaşına yakıştırdığı sıfat bana da mı iyi gider "dinci"? Gülüyorum bazen... Sinirden midir komik olduğundan mı bilemem. Gülerim bazen ağlanacak hallere, arada bir... Kalan zamanda ne mi yapıyorum? Herkes gibi bir köşeye çekilip onalrı izliyorum. Diğerleri benim gibi kızıyorlar mıdır onlara, yoksa "Acaba onlar gibi olmak için neyim eksik?" mi diyorlardır bilmiyorum. Ama eğer ikinci tahminim doğruysa cevap yukarda açıkca verildi Femin tarafından...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOy2npMxgYI/AAAAAAAAAvM/zrJerB5S7P0/s1600-h/7171.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5254775657425109378" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOy2npMxgYI/AAAAAAAAAvM/zrJerB5S7P0/s400/7171.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlkolulda mutluyduk kardeş çünkü saflık vardı. En sevdiğim kavramlardan biri haline geldi "MASUMİYET"... Sen durumu abartmıyorsun emin ol. Ben de en az senin kadar dertliyim, biliyorsun beni... Ama diğer insanları bilemem. Ar damarı çatlak bir nesil olduğumuz bir gerçek. Bizim ne kadar masum olduğumuz muamma... Ama en azından... En azından... Yok ne yazıkki hiç bir tesellimiz...&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-4300456350896021947?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/4300456350896021947/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/10/skldmdmdm.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4300456350896021947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4300456350896021947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/10/skldmdmdm.html' title='Sıkıldıım...dıım...dıım...'/><author><name>Enes Uğur Şekerci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9-feBKV6I/AAAAAAAAAs8/wVo1h26Jge8/S220/simpsonsend.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOy2ERulGaI/AAAAAAAAAu8/5wBInMOJlzg/s72-c/yalnizbirlikte.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-3524217210552195217</id><published>2008-10-02T16:36:00.012+03:00</published><updated>2008-10-02T18:34:40.660+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahve'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='melankoli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bayram'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çikolata'/><title type='text'>Çikolata</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOTUZRf1VdI/AAAAAAAAAtc/OKe1OFIkB5Q/s1600-h/Chocolate+Hearts+Full+Size.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5252556596079580626" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 450px; cursor: pointer; height: 284px; text-align: center;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOTUZRf1VdI/AAAAAAAAAtc/OKe1OFIkB5Q/s320/Chocolate+Hearts+Full+Size.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Mükemmel birşey farkettim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz salı gecesi Tv izliyordum. Evdeki herkes uyumuştu. Bende yaramaz bir çocuk edasıyla (ne edası, tam kendisi :)) bayram niyetiyle alınan çikolatalardan 1-2 tane (tamam tamam kabul, 4-5 tane :)) aldım. Buraya kadar herşey normal xD&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TV'de Zeki Alasya, Metin Akpınar (yazıyı son dakika gelişmesiyle bölüyorum. Annem kahve yapmış ve bir fincan da bana getirdi. Tam da konunun üzerine geldi, gülmekteyim xD daha melankoli demeden geldi xD) Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Tarık Akan, Münir Özkul(Mahmut Hoca'mızın gerçek ismini bilmiyordum, utanarak söylüyorum yeni öğrendim), Adile Naşit ve Emel Sayın'ın oynadığı (say say bitmedi ya-birini eksik saysam üzülecektim ama :)) "&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mavi_Boncuk_%281974%29"&gt;Mavi Boncuk&lt;/a&gt;" filmi vardı(ilk kez bi cümlede bu kadar çok parantez açtım sanırım, karışıklık için özür dilerim). Ben tam çikolatalarımı kemirmeye başlamışken Emel Sayın'ın en sevdiğim şarkılarından "Bak Yeşil Yeşil" çalmaya başladı. Bi an şarkı ve çikolata beni benden aldı ve sağ sola sallanarak eşlik etmeye başladım. Şarkı bitince çikolata da bitti. O anı tekrar yaşamak isterim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre düşününce çikolatada da "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;bir tutam melankoli&lt;/span&gt;" bulunduğunu farkettim. İddia ediyorum çikolata ve kahve kardeştir :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen ihtiyacımız olan "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;bir fincan&lt;/span&gt;" veya "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;bir parça","bir tutam" melankoli&lt;/span&gt;dir. Sokakları kar kaplamışken bir fincan kahveyi iki elimizle avuçlayıp yudumlarken camın başında karın yağışını izlemektir; en duygusal anında dudaklarının onunkilerde olamayacağını düşünerek çikolatada bulmaktır; duygulu bir şarkı dinlerken "sallanmanı" sağlayan düşüncelerde veya herhangi birşeydedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Varsa okuyanınız, hepinizin ramazan/şeker bayramı mübarek/kutlu olsun. Bol bol çikolatanız olması dileklerimle :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOTVVG9bBSI/AAAAAAAAAts/SFhQotZVpNE/s1600-h/Peanut+Butter+Cups.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5252557624043046178" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 450px; cursor: pointer; height: 300px; text-align: center;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOTVVG9bBSI/AAAAAAAAAts/SFhQotZVpNE/s400/Peanut+Butter+Cups.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Femin yazıya musallat olur:&lt;/span&gt;&lt;p&gt;Ne güzeldir o Türk Filmleri, Yeşilçam... Emel Sayın tüm güzelliğiyle bakar gözlerimizin içine ve cennetten geliyormuş gibi bir sesle başlar en aşk dolu şarkıları söylemeye.... İnsanın içini bilir gibi sıralar sözleri. Sanki içimize girip keşvetmiştir o duyguları. Hepimiz kendimizden onlarca şey buluruz o bestelerde. Kimileri bir rakı sofrası kurmak ister o müzik kulaklarına değdiğinde, kimileri sahilde bir koşu, kimileri kahve içer... Kimileri de benim gibi kutu kutu çikolataları, televizyonun karşındaki koltukta bağdaş kurup çikolata kıtlığından çıkmış gibi yemeyi tercih eder. Televizyonda da romantik komedi, aşk, ya da sevgiye dair ufacık birşey taşıyan herhangi bir film varsa, işte melankolinin kucağına düşmüştür kişi...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yakın çevrem iyi bilir benim çikolata aşkımı. "Çikolata" adında bir yazı kadar yazma şevki bulabileceğim sayılı şey vardır. Mesela: "yürek komada", "ruhum mumya", "sen gittin ama..." gibi başlıklar da ilgimi çeker tabi =) Düşündüğüm zaman ne kadar da içindeyim diyorum melankolinin. Halbuki bu değildi sanırım isteğim. Ben evcil, sevimli, mutlu, çalışkan... gibi özelliklere sahip bir kız olacaktım. Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öpecektim. Hatta evleneceğim zaman için pembe panjurlu bir ev de hayal ederdim (tamam yalan söyledim, böyle birşeyi hiç hayal etmedim, hatta pembe panjurlu ev fikrimi hep midemi bulandırmıştır). Kısacası cici ve sıradan olmaktı benim istediğim, böyle mutlu olacağıma inanmıştım. Kim bilir, belki böyle bir isteğim olmasaydı sıradan olmaktan deli gibi korkan arkadaşıma şöyle bir cümle kurmak gelmezdi içimden:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sen herkes gibi farklı olmaya çalıştın ve sıradanlaştın, bense sıradan olmaya çalıştıkça fark yarattım... =S&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Ben çok farklı biriyim." edalarında, egomanyak şahıs gibi göründüğümün farkındayım. Hemen bu imajı yok ediyorum. Aslında ben gerçekten çok sıradanım. Bizim yaşımızda o kadar çok melankoli hastası var ki... Bence gençlik ikiye ayrılıyor:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eğlenceli bir gençlik geçirmeyi seçenler, Melankolik YAŞAMAYI seçenler...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bizim durumumuz daha kötü görünse de en azından kalıcı bir seçime sahibiz ;) Eğlenceli bir gençlik geçirmeyi seçenlerin gençlik elden gittikten sonra nasıl olcağını kimse bilemez... Konu bu değildi... Ben sıradanım ve herkes gibi olmaktan çok memnunum. Yaşımın gereğini yapıyorum. İlerde de sabah 9 akşam 5 işte çalışan klasik bir devlet memur olma hedefim var. Birileri mutlu oldu mu acaba???&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aslında konu bu da değil... Melankoli gerçekten her yerde bulabileceğimiz garip birşey, acı bir kahve ya da çikolata gibi... Kız isterken içilen kahvede ya da eğlenceyle yediğiniz bir çikolatada bulamazsınız onu. Çünkü onun en güzel yanı siz istediğiniz de değil, o sizi istediğinde onu bulmanızdır...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(Varsa okuyan mutlu bayramlar dilerim. Bayramlar melankoli tavsiye etmediğimiz bir şey... Şahsen ben bayramın son günü yine melankolinin esiri oldum ve misafirlerimiz şokta =))&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://chocolategod.com/images/chocolate/12boxassortlg.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 450px; height: 309px;" src="http://chocolategod.com/images/chocolate/12boxassortlg.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-3524217210552195217?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/3524217210552195217/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/10/ikolata.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/3524217210552195217'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/3524217210552195217'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/10/ikolata.html' title='Çikolata'/><author><name>Enes Uğur Şekerci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9-feBKV6I/AAAAAAAAAs8/wVo1h26Jge8/S220/simpsonsend.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SOTUZRf1VdI/AAAAAAAAAtc/OKe1OFIkB5Q/s72-c/Chocolate+Hearts+Full+Size.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-311328823052320270</id><published>2008-09-28T12:47:00.026+03:00</published><updated>2008-09-28T16:35:54.826+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğum günü'/><title type='text'>Bir Feminist'e Süpriz Parti!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Soldan Sağa: sezer, zehra, hilal, ben xD&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9YuOpJWrI/AAAAAAAAAr8/1TYQCdiAWcY/s1600-h/230920081625.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251013241765190322" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9YuOpJWrI/AAAAAAAAAr8/1TYQCdiAWcY/s400/230920081625.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yoğun istek üzerine, lütfen yani, "Femin'e süpriz doğum günü partisi yaptık, biz işte, daha 1 yıl anlatırız bunu" gibisinden görülmesin, baştan söyliyim :) yoğun istek, daha doğrusu yoğun baskı üzerine (!) femin'i kandırma öykümüzün subjektif bir özeti ve resimleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz salı biricik dostumuz, kardeşimiz, zehra'nın (femin var ya hani, o işte, zehra o, yaaa :)) doğum günüydü. Bunu söyleyince herkes zehra tarafından bakacaktır mevzuya. "Ay ne güzel doğum günü partisi, süpermiş" gibisinden. Hoş, bizce de süperdi, ama ben madalyonun görünmeyen, anlatılmayan, yüzünden bahsedeceğim :) (kısa tutacağım demiştim, zehra uzun uzun anlatmış blogunda. &lt;a href="http://femin-hasal.blogspot.com/2008/09/sevenlerim-varm.html"&gt;Buradan&lt;/a&gt; o yazıya da ulaşabilirsiniz)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hilal'le (hilal'la... hılal...yok yok hilal'le doğru:)) öncelikle sadece hediye almayı düşünüyorduk. "Bir de ramazan ramazan doğum günü mü kutluycaz, boşver abi" modundaydık(hilal'in günahını almıyım, en azından ben öyleydim). Ama, fakat ve lakin, pazartesi günü, doğum gününden bi gün önce, hilal aradı ve mükemmel planını anlattı. Üzerinde biraz oynayarak mükemmel hale getirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amaaa... niye ben itiraz etmedim "zehra'yı uzunca bir süre oyalamalısın" lafına xD kız oyalamaya gelmiyor ki. Pot kırcam, anlıycak diye o kadar panik oldum ki, çaktırmamam lazım falan. Aman Allah'ım... Hilal arıyor, minibüste belli ki, tam zehra'ya vercem telefonu, "vermeee" diye bağrıyor. Zehra "ne dedi" diye sorduğunda ne yalan uydurcam ben şimdi? Hilal'i dinlerken bi yandan yalan düşünüyorum. En sonunda "gelemediği için üzgünmüş, vicdan azabı çekiyor sanırım, ondan napıyosunuz falan diye soruyor". Oh be, sanırım yuttu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bence planın en can alıcı noktası sezer'in mesaj atıp "ben gelemeiyorum" demesiydi. Fakat bizim planımıza göre sezer'in bu mesajı atması "tamamdır abi herşey hazır, zehra'yı kadıköy deki mekana çek" anlamına gelecekti. Hahayt xD&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle veya böyle güzeldi, şahsen çok zorlandım zehra'yı 50dk oyun parkında oyalarken xD sonuç olarak eve kocaman bir tebessüm ve huzur dolu bir kalple döndüm :) kısa kescem dedim ama yine laf kalabalığı oldu bolca. Ben direk resimleri koyup sıvışıyım(hilal'le ben kameraman olarakdan pek çıkmamışız, hilal'i bilemiycem ama kendi adıma çok sevindim xD) :&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;Sezer poz vermeyi kabul ediyor:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;(femin)= çok isteksiz görünse de becermişiz:D&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9Z6hW0bOI/AAAAAAAAAs0/tdSyS2t_Vcw/s1600-h/230920081640.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9Z6hW0bOI/AAAAAAAAAs0/tdSyS2t_Vcw/s1600-h/230920081640.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251014552458652898" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9Z6hW0bOI/AAAAAAAAAs0/tdSyS2t_Vcw/s400/230920081640.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sanırsam burda Zehra, Sezer'in aldığı küpe fabrikasını açmak üzere:&lt;br /&gt;(femin)= evet o hediyeyi açıyorum... küpelerim!!..:D&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9ZuSAp9BI/AAAAAAAAAss/5eRw9fKUqng/s1600-h/230920081638.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251014342180729874" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9ZuSAp9BI/AAAAAAAAAss/5eRw9fKUqng/s400/230920081638.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kameraman olacak adammışım he, veya sezer manken olmalı &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;(femin)= sezer manken olamaz bu resim fobisiyle... ama senin işi bi düşünürüz:D&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9ZkaIHcJI/AAAAAAAAAsk/bW7B50j4Tuk/s1600-h/230920081635.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251014172560814226" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9ZkaIHcJI/AAAAAAAAAsk/bW7B50j4Tuk/s400/230920081635.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kesmeden önce çekmeyi unutunca böyle dağınık bi görüntü çıktı: &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;(femin)= tarih: 23.09.2008 ilk kez bir doğum gününde dilimlenmiş pastanın resmi çekildi! hahaa..:D&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9ZWd8MbwI/AAAAAAAAAsc/9g-_5aMX6SE/s1600-h/230920081633.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251013933066383106" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9ZWd8MbwI/AAAAAAAAAsc/9g-_5aMX6SE/s400/230920081633.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Döner kılıcıyla doğum günü pastası kesmeye çalışan zavallı feminist:&lt;br /&gt;(femin)= ya neler çektim sen bu resmi çekerken... Allah çektirmesin ne diyim...=)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9ZNyX_vcI/AAAAAAAAAsU/0N047Xv5CiE/s1600-h/230920081630.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251013783932878274" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9ZNyX_vcI/AAAAAAAAAsU/0N047Xv5CiE/s400/230920081630.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Korkuyorum...: &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;(femin)= hiyaaa.... nihahaha&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9ZGBa-kEI/AAAAAAAAAsM/oOQFtw1umMw/s1600-h/230920081629.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251013650532962370" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9ZGBa-kEI/AAAAAAAAAsM/oOQFtw1umMw/s400/230920081629.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Normali "bir dilek tut ve üfle"dir ama zehra mumu gülerek söndürüyor:&lt;br /&gt;(femin)= dileyecek birşey bırakmadıysanız benim suçum mu?:D:D&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9Y58dzP1I/AAAAAAAAAsE/2ruGluRyNmI/s1600-h/230920081626.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251013443044196178" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9Y58dzP1I/AAAAAAAAAsE/2ruGluRyNmI/s400/230920081626.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sevimli görünmeye çalışıyor bi de, yemezler :))&lt;br /&gt;(femin)= içimdeki şeytanı saklamaya çalışıyorum:D&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9Ykp9-yCI/AAAAAAAAAr0/GTxtWQsGhVY/s1600-h/230920081624.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251013077301643298" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9Ykp9-yCI/AAAAAAAAAr0/GTxtWQsGhVY/s400/230920081624.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ve ilk hediye açıklanıyor: Sagopa Kajmer-Kötü İnsanları Tanıma Senesi ("bu şarkıyı tüm sevip de kavuşamayanlara armağan ediyorum" diyesim geldi ama yeri değilmiş, böhü)&lt;br /&gt;(femin)= zuhaha sevip de kavuşamayanlara armağan ettim gitti:D not: tellerimden nefret ediyorum!!)&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9YcFIierI/AAAAAAAAArs/uK0BKje00ZM/s1600-h/230920081623.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251012929974860466" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9YcFIierI/AAAAAAAAArs/uK0BKje00ZM/s400/230920081623.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ben ve Hilal'in dakikalarca güldüğü o fotoğraf(zehra kızmaz umarım:))&lt;br /&gt;(femin)= ya nasıl bir psikolojiyle verdim bu pozu bilmiyorum haha..:D&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9YLMzl6JI/AAAAAAAAArk/ljIfubFYQoo/s1600-h/230920081620.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251012639976712338" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9YLMzl6JI/AAAAAAAAArk/ljIfubFYQoo/s400/230920081620.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yılın sorusu; sezer burda n'apıyor veya ne anlatıyor?&lt;br /&gt;(femin)= yılın sorusuna cevap: resim çekilmemek için bahene anlatıyor.. ama yemezler..:D&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9YDEBb5AI/AAAAAAAAArc/U9rhebrPnlA/s1600-h/230920081617.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251012500179903490" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9YDEBb5AI/AAAAAAAAArc/U9rhebrPnlA/s400/230920081617.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;-Bu kadar şey yedim, sigara da üstüne iyi gidiyor bea... (harbi elinde sigara var gibi, hani benim fotoşap'ım xD)&lt;br /&gt;(femin)= sigara tespiti bana ait bi kere hıh!:D harbi bizden gizli içti mi bu ya, objektiflere yakalnmış:D&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9X65Xg6hI/AAAAAAAAArU/sF0ymQXlt6w/s1600-h/230920081618.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251012359880763922" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9X65Xg6hI/AAAAAAAAArU/sF0ymQXlt6w/s400/230920081618.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9XxcU9U1I/AAAAAAAAArM/IACEAGQYcU0/s1600-h/230920081616.jpg"&gt;&lt;span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;Bluğ efekti yapmad...bi dakka la, o kafa benim, VaaaaaAaAaAAAAaaa xD :&lt;br /&gt;(femin)= zuhaa nasıl çektin ya bu resmi:D&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9XmJEV-jI/AAAAAAAAArE/20XKDSBVATI/s1600-h/230920081615.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251012003318069810" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9XmJEV-jI/AAAAAAAAArE/20XKDSBVATI/s400/230920081615.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ve zehra'ya verdiğimiz en büyük hediyenin (!) 3 resmi daha:&lt;br /&gt;(femin)= aşk olsun kardeş ya herşey hediyeydi o gün...=) sezer ikramiyeydi kabul :D:D&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9XUFgBdjI/AAAAAAAAAq0/DSraCVRG_Wc/s1600-h/230920081613.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251011693122778674" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9XUFgBdjI/AAAAAAAAAq0/DSraCVRG_Wc/s400/230920081613.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9XKavKYaI/AAAAAAAAAqs/4vy6thVpnPE/s1600-h/230920081611.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251011527024730530" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9XKavKYaI/AAAAAAAAAqs/4vy6thVpnPE/s400/230920081611.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9XCv_hZjI/AAAAAAAAAqk/3UrgHrSzjPY/s1600-h/230920081610.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251011395291538994" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9XCv_hZjI/AAAAAAAAAqk/3UrgHrSzjPY/s400/230920081610.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;Femin musallat olur:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ya ben size ne diyim... gerçekten hayatımın en güzel günlerinden biriydi (tamam tamam en güzeliydi:D) evet gerçekten çok güzel bir günmüş... resimlere baktıkça hatırlamak, hatırladıkça mutlu olmak istediğim nadide günlerden... daha uzun da yazabilirdin kardeş ya ben yazdım diye senin sessizliğe gömülmen gerekmiyordu yani :D istersen uzatabilirsin, zevkle okurum ben. tekrar tekrar teşekkür ediyorum size bu harika gün için...&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-311328823052320270?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/311328823052320270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bir-feministe-spriz-parti.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/311328823052320270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/311328823052320270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bir-feministe-spriz-parti.html' title='Bir Feminist&apos;e Süpriz Parti!'/><author><name>Enes Uğur Şekerci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OK1xYy39Gxg/SN9YuOpJWrI/AAAAAAAAAr8/1TYQCdiAWcY/s72-c/230920081625.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-6400409595411462574</id><published>2008-09-18T18:09:00.007+03:00</published><updated>2008-09-28T14:51:50.693+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insanlar'/><title type='text'>Bu Tip İnsanları...</title><content type='html'>-Kendini sosyal veya sempatik göstermek adına her türlü soytarılığı yapabilecek insanlar var hani. Bu tür kişiler benim gözümde "toplum zindanına" öyle bir kilitlenmişlerdir ki, anahtarı ellerine olduğu halde çıkamazlar o zindandan. Saygı görmek için palyaçoluk bile yapabilecek (ki genelde başarılı oluyorlar her nasılsa. Toplum bunu istiyor olabilir) olan bu insanları gördüğünüz yerde küçümsemekden çeknimeyin. Şahsen dün yaptım, çok mutluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Samimi olduğun arkadaşlarından biri karşı cins ise, bu dostluğu "aşk" olarak gören insanlarda bolca var. Çzgüveniniz yerindeyse böylelerinin yüzüne tükürebilirsiniz. Bu kişiler dostluğun anlamını bilmeyen ve herşeyden bir çıkar arayan insanlardır. Ve dikkat ederseniz bu kişilerin karşı cinsle ilişkileri ya mecburiyetendir ya da abazanlıktandır. Ya da vazgeçtim, yüzlerine tükürmekle kalmayın bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Gıcık insan tipi diyesim var ama çok genel olacak. Şöyle ki, söylediğiniz her lafa veya yaptığınız her harekete bir kulp takmaya çalışan (ve genelde başarısız olan- ya da sadece çevresi tarafından başarılı görülen) insanlar. Aslında tüm bu örneklere insan demek kendimize ve saygılı insanlara büyük hakaret, kusura bakmayın. Gelin onlara "insancık" diyelim. Bu gıcık insanlara karşılık vermeyi denemeyin, yağ gibi üste çıkmaya çalışırlar her durumda ve çocukca "ne dersen 2 katı" deseler bile başarılı sayılabilirler. En iyisi sert bir bakış veya cevap bırakmayacak şekilde verilecek bir cevap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Derslerde her an aktif olmaya çalışıp laf kalabalığı yapan insancık tiplerine ise kısacık bir lafım var: "Möööö(onlar anlamıştır ne demek istediğimi, insanlar için açıklıyım: "yeter lan, kafa bırakmadın, herşey ders değil, bi sus be" anlamları taşımaktadır.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Janjanlı konuşan kız tipine ne demeli (kız dedim direk, feminist boğmasın beni:)). Janjanlı konuşmak nedir bi kere ya. Şu Avrupa Yakası'na da, bu "moda" ya neden olan diğer şeylere de... Onların taklidini yaparak dalga geçin, süper eğlenceli ve etkili bir yöntem xD&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Artistlik yapan erkek tipine ise artık toplumumuz ne yapacağını öğrendi bence. Sırf artistlik olsun diye ağa gibi görünen, herkese laf atan ve her an herkesi dövecekmiş gibi görülen tiplere göğsünüzü gere gere bi bakın. Özellikle aranızda 1 parmak kadar mesafe kalana kadar dibine girdiği zamanlarda durabildiğiniz kadar dik durun ve sert bakın. Bebek gibi ağlamazsa, espiri yapıp yırtıyım ayağına yatmazsa veya bir iki artistlik kelimesinden sonra vereceğiniz cevaplar karşısında ortamdan ilk o tüymezse beni sorgulayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kalp kırıp sürekli "şaka şaka, gel" diyen insancıklar ise ayrı bir komedidir. Espiri yaptıklarını sanırlar ve alayacı konuşurlar, sonra bozulduğunuzu anlayınca "şaka yaptık, ehi ehi" derler. İsterseniz ağzına bi tane geçirip "benim şakam yok" diyebilirsiniz (bu blog aşırı şiddet içerir:)). Sert bir bakış bile çoğu zmaan bir çok şey anlatır. Kafanıza göre takılın hatta, takmayın onları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İnsanı uzaktan süzüp yanındakilerine bişiyler fısıldayan insancık psikolojisi bana göre en rahatsız edici durumdur. Özellikle 2. maddedeki insancıklardan biri böyle yapıyorsa durum 2 kat rahatsız edici olur. Yanlarına gidip "bi sorun mu var" demek benim her zamanki tercihim. Bunun dışında aynı psikolojiyle karşılık verip gitmelerini sağlamak da güzel bir yöntem. Ama ilk yöntemden şaşmam ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha ne çok insan tipleri var ama... üşeniyorum şahsen yazmaya, onlar için parmak kaslarımı bile yoramam. Hem Net cafe'den buraya yazdığım ilk girdi bu, eve geç kalcam, kısa kesiyorum:) aklıma geldikçe madde eklerim, zaten kardeşciğimin de diyecekleri vardır bu konuda :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ve Femin yazıya musallat olur...=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Toplum zindanı... Çok güzel bir tamlama tebrik ederim =) Aslında yazını toptan çok beğendim, toptan tebrik ederim =) Diyecek hiç birşey bırakmamışsın gibi geldi yaa.. Ne yazsam sönük kalıcak bu yazının altında. Ama yine de birşeyler söyleyesim var aslına :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere o janjanlı konuşan kızlar (!) benim sinirimi seninkinden daha çok bozuyorlar bunu yaz bir yere... "kız" demene de kızamadım bu sebepten, başka zaman bir fırsatını bulup kızarım nasıl olsa =)) Ya onlar içi boş dışı boyalı insanlar. Evet çok klasik tarifler bunlar, ama ne yapalım? Durum bu... Dün arkadaşımla bu tarz bir konudan bahsediyorduk. Kendisine klasik "asosyal olma" sorunumdan bahsediyordum =) En iyisi ben diyalogu kısaca yazıyım, böyle zor geldi=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Ya ben kimseye kendimi beğendirme manyağı olan biri değilim, ama sınıfta olan birşeylere dışardan bakmak da bana göre değil. Sosyal ve sevilmeyen olmayı isterim mesela...=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Ol o zaman, buna engel olan ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Sosyal olanlarla anlaşamamam. Herkes beyinsiz kızların etrafında pervane olmuş durumda. Ben ne o beyinsiz kızlarla ne de etrafında pervane olanlarla anlaşabileceğimi zannetmiyorum. Daha kötüsü benim yakın arkadaşlarımın da onları beğendğini, belli etmemeye çalışsalar da özendiklrini hissetmek çok canımı sıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Onları kafana takma, sen istediğin şeye katıl, sosyalleş, kimseyi umursama.... Mesela ne yapman gerekir sosyal (yani mutlu=)) olman için?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Normalde sosyal olmak için girişken ve insancıl olmak yeterlidir. Ama bizim okulda sosyal olmak için yapmam gereken şey biraz farklı sanırım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Mesela?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_Etek niyetine mendil, gömlek niyetine flüt kılıfı, saç niyetine renkli iplik, arkadaş niyetine içi boş ve çok ses çıkaran davul, kalp niyetine loto kağıdı, vicdan niyetine mp3... Tamam tamam saçmaladım biliyorum :D:D Bu kadar uzatmamıştım arkadaşımla konuşurken zaten =) Bloga özel bu ;) Yani kısacası o insanların aslında hiç bir özenilecek ya da beğenilecek yanları yok ama nedense farkında olmasak da biz bile bazen onlar gibi olmak istiyoruz. İnkar etmeyelim bence. Çünkü nedenini hala saptayamamış olduğum bir sebeple o insanlar populer (Türkçesi gözde mi olur bunun =P), sosyal, hatta öğretmenlerin gözünde bile number one'lar... Aslında nedenini az çok biliyorum. Sözde modern dünya denilen şeye ayak uydurmuş oluyor onlar sanırım. Eee bizim ülkemizde de herkes çok modern olduğu için elbette ki onları beğeniyor, örnek alıyolar. yani&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıllar bedenleri değiştiriyor ama bedenler akılları değiştiremiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modern dünyanın kölesi olmakla kalıyorlar sadece... Ama biz şanslıyız çünkü en azından onların ne olduğunu biliyoruz. Aslında boş olduklarını sadece ses çıkardıklarını bağıra bağıra söyleyebiliyoruz. İşte bu yüzden bence hem farklıyız hem de asıl populer (=P) biziz!.. Egomanyaklık gibi oldu bu da biraz ama neyse...=) Artık bu konulardan o kadar dert yanar oldum ki, sanki konuştukça onların değerini arttırıyorum gib igelmeye başladı... Daha fazla uzatmayayım bari...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-6400409595411462574?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/6400409595411462574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bu-tip-insanlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6400409595411462574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6400409595411462574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bu-tip-insanlar.html' title='Bu Tip İnsanları...'/><author><name>Enes Uğur Şekerci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-2274714124124299510</id><published>2008-09-17T22:21:00.004+03:00</published><updated>2008-09-18T17:46:29.542+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-efa471138ad7c116" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v18.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3Defa471138ad7c116%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331410657%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D55FFF985F2AEDA3F7D4BE1F5A940FDDCE0C3640F.81777424A89411080F10A8E62BC99F8CB65DC2F3%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Defa471138ad7c116%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DL5oLBro_ohYbUPdJvaILtvfi3Vk&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v18.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3Defa471138ad7c116%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331410657%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D55FFF985F2AEDA3F7D4BE1F5A940FDDCE0C3640F.81777424A89411080F10A8E62BC99F8CB65DC2F3%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Defa471138ad7c116%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DL5oLBro_ohYbUPdJvaILtvfi3Vk&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eski sınıfımızdan bir hatıra kardeşcim...&lt;br /&gt;(uygunsuz resimler için üzgünüm..:D:D) &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pesimist Diyor Ki:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pesimist bişey diyemiyor aslında. Çok seviyorum bu videoyu ya :) Resimlerin müzikle uyumu, her karede bir anının gözümde canlanması, tozpembe hazırlık xD ellerine sağlık kardeşcim, bloga koyduğun iyi olmuş. (bu arada dikkat ettim de paso okuldan bahsediyoruz bu blogda xZ)&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-2274714124124299510?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=efa471138ad7c116&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/2274714124124299510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/eski-snfmzdan-bir-hatra-kardecim.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/2274714124124299510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/2274714124124299510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/eski-snfmzdan-bir-hatra-kardecim.html' title=''/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-5532966468040949831</id><published>2008-09-14T03:07:00.003+03:00</published><updated>2008-09-18T17:44:36.329+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul'/><title type='text'>Bu olan teselli mi yoksa bomba piminin çekilmesi mi?</title><content type='html'>Kardeşcimle hayalimiz gerçek oldu. Evet aynı blogta yazmak da hayallerimizden biriydi de o artık gündemden düştü:P Aynı sınıftayız! Önceki yazımızda bunun berbat okulumuzda bulabileceğimiz tek teselli olduğundan bahsediyorduk. Okulun ilk iki günü böyle düşünmeye devam da ettim ben şahsen=)) Ama ilk haftanın sonuna gelmemizle bazı şeylerin farkına vardım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Geçen seneki sınıfta edemediğmiz kadar muhabbet ediyoruz. Sanki eski sınıfta birileri bizi durduruyormuş gibi (!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Geçen sene sınıfın arka sıralarında oturan ve asocial (Türkçesi neydi bunun :P) öğrenci olma dalında ödül kazanacak kapasiteye sahip olan biz ikimiz, bu sene nerdeyse sınıfın en eğlenceli ikilisi konumundayız. Tabi bunda sınıftakilerin inekliğinin de katkısı olabilir...=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Başta sınıfın tamamının sıkıcı olduğunu zannetsek de sadece yarısından çoğunun sıkıcı olduğunu gördük. Sağ sıra (inek kızlar sorası) ve orta sıranın ön yarısını saymazsak o kadar da fena değil sınıfımız. Bu arada ben sol sırada, Enes de orta sıranın en arkasında oturuyor=))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Sınıfın diğer zevkli şahsiyetlerinin yavaşça bize sokulduğunu sezmiş bulunuyoruz. Bu oldukça moral yükseltici.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- En güzeli bu sanırım... Geçen sene İngilizce derslerinde havasından yanından geçemediğimiz o ineklerin bu sene diğer dersler başladığında afallayışını gömek bana o kadar büyük bir özgüven kazandırdı ki anlatmaya kelimeler yetmez... Başkasının derste sessiz kalışının bu kadar hoşuma gideceğini söyleseler hayatta inanmazdım... Ama harika okulum sayesinde bu duyguyu da tatmış bulunuyorum. Okul yönetimine sevgi ve tebriklerimi iletiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lafı daha fazla uzatamayacağım zira ekrana bakmakta bile zorlanır hale geldim. Yazılar birbirine girmiş gibi görünüyor gözüme. Umarım saçma şeyler yazmamışımdır uyku sersemliğiyle...=))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Pesimist Diyor Ki:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda söylecek pek birşey gelmiyor aslında aklıma. Senin yazdıklarını kopyalayıp yapıştırsam buraya, duygularımı en iyi şekilde açıklamış olurum kardeşcim :) ama elimden geldiğince geveliyim, boş geçti deme :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okul başlamadan önce her konuşmamızda "aynı sınıfta olacağımız için sorun yok" diyordum, dalgasına :) gerçek olması gerçekten (!) süper. Bende 1-2 madde ekleyebilirim haliyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Geçen sene sınıftaki yerim konusunda (oturduğum yer değil, rolum maabında) pek mutlu olduğum söylenemezdi. Şimdi ise tam istediğim yerdeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Sınıfta bir grup "kıl" insan bulunsa da kendilerinin ön plana çıkamayışları ayrı bir süper. Hatta kendilerinin bizlere sempatik gözükme gayeleri ayrı bir komik görünüyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benden bu kadar madde yeter, zaten aklıma bişey gelmiyor. Güzel bir sene geçireceğimizi tahmin ediyorum. Hem sosyallik konusunda hem ders konusunda. Güle güle "past perfect tense", hoşgeldin "fonksiyon-mol" :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-5532966468040949831?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/5532966468040949831/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bu-olan-teselli-mi-yoksa-bomba-piminin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/5532966468040949831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/5532966468040949831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bu-olan-teselli-mi-yoksa-bomba-piminin.html' title='Bu olan teselli mi yoksa bomba piminin çekilmesi mi?'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-4064369473413649747</id><published>2008-09-05T01:46:00.005+03:00</published><updated>2008-09-05T12:16:55.188+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil'/><title type='text'>Bir Yaz Tatili Sonu Daha...</title><content type='html'>Yine bir yaz tatilinin sonuna geldik. Harika dinlenmenin, doyasıya eğlenmenin songünleri. Düzenli hayata geçiş evresi... Korkunç koşuşturmaca başlamak üzere yine! Şimdiye kadarkilerin en zoru oldu bu. Eski okulumdayken severmişim okulumu, şimdi anlıyorum. Yazın canım sıkılır, okul açılsın diye dört gözle beklerdim. Liseye geçtiğim yıl da böyle kötü değildi. Anadolu lisesi kazanmış olmanın verdiği mutluluk ve yeni okulla gelen heyecan hakimdi küçük kıza... Şimdi ise ne sevdiğim insanlarla dolu bir bina var aklımın köşesinde bir yerde, ne de umutla başlayabileceğim yeni bir okul...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O başarılara imza attığım, adeta "okulun incisi" konumunda olduğum ilkokulum ne kadar güzelmiş de farkedememişim. Dersler her zaman işlenir, kolay kolay boş kalmazdı. Kıyafet disiplini ise askeriyedekini aratmazdı. Eşofmanlarımızın bile kriterleri vardı. Lacivert ve beyazın dışında bir renk, marka amblemi bile olsa kabul edilemez bir disiplinsizlik sayılırdı. Bir kenar mahalle okulu olduğu da gerçek. Arkadaşlarımın bir kısmı okumaya devam etmedi bile. Kızların çoğu evde, erkekler ise iş hayatına atıldı. Okuyanlar da var tabi... Ama gittikleri düz liselerde ne kadar hayırlı okuma şartlarına sahipler bilmiyorum. Gerçi 6. sınıfa giden bir kızın hamile kaldığı okuldan düzgün bir şekilde mezun olmayı başarmış bir çocuğu kolay kolay kimse yoldan çıkartamaz ya... Yine üzülüyorum eski dostlarım için. Civardaki liselerin hali de bizim okuldan iyi değil. Üzülerek söylüyorum ki bizim okul bir "ilkokul" olmasına rağmen uyuşturucular etrafımızda kol geziyordu, liseleri düşünmek istemiyorum... Çok da eksiği vardı okulumuzun eskiden, şimdi bir hayli yenilenmiş olsa da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bakıldığı zaman ne kadar da kötü görünüyor eski okulum... Ben okulumda okuduğum 8 sene boyunca hep bu yönlerine bakmışım okulumun. Okulumdaki disiplini bile bir gün mumla arayacağım nerden aklıma gelebilirdi ki? Dersler boş geçmezdi, evet. Mutlaka öğretmen bulunurdu ama dolu dolu geçerdi... Her dersten bin türlü hikaye çıkarabilirdim, hafızam onları silmemiş olsaydı... Sadece bir derste fazla konuşmasam, tenefüste öğretmenim hemen yanıma sokulup muzip bakışlarla ağzımdan laf almaya çalışırdı. Hatta bazen tenefüsü de beklemezdi derdimi anlamaya çalışmak için. Her bir öğretmenim bir arkadaştı benim için ve hala "en sevdiğim öğretmenim" diyemem hiçbirine. Ayrım yapamayacak kadar severim hepsini... Disiplinli bir okul olmasına rağmen öğretmenlerin böyle candan oluşuna hala şaşmaktayım. O harika disipline rağmen yapabildiğimiz ufak bir yasak hareketle gurur duyardık adeta. İnsanların dışarda gördüklerinde küçümseyerek, hatta belki tiksinerek baktıkları o çocuklarla BÜYÜDÜM ben! Onlarla öğrendim hayatı, ilk onlarla derste konuştum, ilk kopyamı verdim, çektim... Birinin yüzüne ilk yumruk salladığımda onlar vardı yanımda, yumruklarıyla... Bazen en vazgeçmiş anımda yanımda oldular, bana ilk onlar "Dayan!" dedi. İlk kez onlarla okuldan kaçtım, hatta öğretmenlere kafa tuttum. Yanlıştı belki, ama ben doğruyu yanlışı, hata yapmayı ve hatalarımı düzeltmeyi de onlarla öğrendim. Hırsızlık yapanlar vardı aralarında, inkar edemem. Ama aç kaldığımda onlar bölüştü benimle ekmeğini... Şimdi her biri bir yerde belki ama onlar bu küçük kızın temeli atılırken burdalardı, yanımda... Ve onlardı, onlardı bir yıl sonra bahsederken gözümden yaşların süzülmesine neden olanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni okul, boş duvarları ifade ediyor benim için sadece. Ne ufak bir mutluluk, ne bir başarı sonrası tebrik edilmenin verdiği gurur var yeni okulda. Hala "okulum" diyemiyorum o binalara. Ne bir kazık atan oldu bu okulda bana, ne de ekmeğini bölüşen. Hani baharat lezzet katar ya yemeğe. Mutsuzluk verdiğini sandığım olaylar da öyle tat katmış eski okuluma. Derler ya acısıyla tatlısıyla... 3 gün sonra yeni okuluma (!) tekrar başlayacağım ve geçen seneki gibi her sabah okula gittiğimde yabancı bir yer göreceğim. Duvarlar buz gibi, koridorlar karmakarışık gelecek. Kantinden birşey aldıktan sonra gidip masalardan birine ourmayacağım, eski okulumda yoktu öyle masa filan... Ne okulun geniş imkanları mutlu edecek beni, ne de prestij sahibi arkadaşlarım. Disiplin kurallarının gevşekliğinden bile rahatsızlık duyacğım, öğrencileri de öğretmenleri de kınayacağım her uygunsuz hareketlerinde! Okuldaki öğrencileri düşünmek bile istemiyorum. Herkesin tek düşüncesi ders ve büyük çoğunluğu insan olduğunu unutmuş durumda. Hayatlarındaki en önemli şey prestij ve dış görünüm olan insanlardan nasıl insanlık bekliyorsam... Kızların derslerini bitirdiklerinde yaptıkları ilk şey süslenmek. Erkeklerin derslerini bitirdiklerinde yaptıkları ilk şey ise kızlara sulanmak... Kimsenin başka bir amacının olmadığını görmek, bana "makineleşen ruhlar" diye bir kitap yazmayı düşündürdü... Bağırsam sesimi duymazlar, duysalar da anlamazlar ki bu kızın dilinden... Enes kardeşim anlar beni sadece. Kim bilir, belki çoktan bir delilik yapmıştım o olmasaydı arka sırada. Kafam bozulduğunda tek isteğim arka sıraya doğru yönelip onun yanına oturmaktı bu yzüden. Bazen de yerimden kalkacak halim bile kalmazdı. İşte o zamanlarda o gülümseyerek yanıma gelmeseydi, o iğrenç derslerden dumanlanmış kafamda gülümsenecek şeyler uyandırmasaydı çok daha kötü olurdu herşey. Bu yazımı okuldan sadece Enes okuyabilecek diye söylemiyorum bu sözleri. Bu sözler doğru olduğu için sadece Enes okuyor bu yazıyı, o var yanımda... Belki de hiç bir teşekkürle karşılık veremiyorum biricik dostuma...&lt;br /&gt;Hepsi en az 10 yılını bu okula vermiş olan öğretmenlerim, dilimi yutsam da gelip anlamaya çalışmayacak derdimi. Belki geçen seneki gibi ağlama krizine girceğim derste ve öğretmen sadece "tuvalete gidebilirsin" diyecek. Alışmak öyle zor ki bu taş kalpli, duvar suratlı insanlara. Şu anda gözlerimden akan yaşların klavyeye damla sesini duyuyorum. Gözyaşlerım sanki klavyeme değil onların taş kalplerine çarpıyor. Ordan sekip duvar gibi suratlarına... Sekiyor hala... Okulun soğuk duvarları, karışık koridorlar, geniş kantin, spor kompleksi... Seke seke eski okulumun kapısından içeri giriyor gözyaşlarım. Bir bayan öğretmenin topuklu ayakkabısına çarpıp duruyor. Öğretmenimin şefkatle bakışı... Elini uzattığını görüyorum, beni bir bataktan çıkarmaya çalışır gibi. Hıçkırıklara boğuldum, yazamıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(2 dk sonra)&lt;br /&gt;Okulla ilgili yazı yazarken ağlayan tek öğrenci benim sanırım. Yeni okula bu kadar düşman olduğumu bilmezdim. Hep melankolik şeyler yazarım ama hiç böyle yazarken ağladığımı hatırlamıyorum. Ama korkarım okuyanlar için çok sıkıcı bir yazı oldu. Yine de yayınlamak istiyorum bu yazıyı... Kötü bir başlangıç yaptığım için Enes kardeşimden özür diliyorum. Umarım senin de söyleyecek birşeylerin vardır bu konu hakkında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;Pesimist Diyor ki:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu okul benim 3. okulum oldu. 8.sınıfta son senem olması dolayısıyla koleje yazılmıştım. Ve okulun sevimli duvarları günler sonra bir zindanın parmaklıklarını andırmaya başladı bana. Her seferinde &lt;span style="font-style: italic;"&gt;olacağı&lt;/span&gt; gibi belki öncelikle bi eskiye özlem, sonra da bugüne nefret başladı. Tabii ki bu nefretin tek nedeni duvarların monotonlaşması değil, insanların &lt;span style="font-style: italic;"&gt;monotonlaşmış&lt;/span&gt; olmasıydı. Şükür ki orda da "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ben hep yanındayım&lt;/span&gt;" diyen 1-2 kişi bulabildim ki delirmeden liseyi kazandım. 7.sınıfı yani eski okulumu bolca özlemiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liseye geçtiğimde ise daha güzel olacak umutlarıyla başladım. Her seferinde olduğu gibi, yeni bir ortam olsa da &lt;span style="font-style: italic;"&gt;doğal&lt;/span&gt; davrandım çevredekilere. Belki de aynı hataya tekrar düştüm. Hoş, onlara göre hata belki. Çünkü nereye gitsem görüyorum artık; insanlar &lt;span style="font-style: italic;"&gt;yapmacıklaşmakda&lt;/span&gt;. Ve bu durumun asıl kötü noktası, insanlar büyüdükce daha da robotlaşmakda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykusuz çizeri Ersin Karabulut'un bir yazısı vardı bu robotlaşma konusu hakkında, "benim düşüncelerimi çizmiş" dedirtmişti yine. Yaşı ilerledikçe yine eskisi gibi davranıyor ve eğlenme istiyormuş ama çevresindekiler: &lt;span style="font-family: lucida grande;"&gt;Ne gezmesi Ersin, kocaman adamsın, büyü artık! &lt;span style="font-family: georgia;"&gt;demişlerdi robotik bir şekilde. Önceden programlanmış gibi yaşıyor insanlar, şuan deli dolu yaşadıklarını sandığımız o süslenen kızlar ve sulanan erkekler 4-5 yıl sonra koca adam-kadın olmuş gibi davranacaklar. Yapmacık davranışları bunu gerektiriyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise başlayınca bloguma bir yazı yazmıştım, 8.sınıfı ve dershanemi de özlemiştim. Orasını bile özletmişti bi süre sonra çevre(ki bi an aklıma kabataş hakkında kardeşiciğimin anlattıkları geldi de, buna da şükür). Blog yazarı dostlarımdan biri (yanılmıyorsam elif ablam) şöyle bir yorum yazmıştı "Üniversitede de liseyi özleyeceksiniz". Bu gerçeği o an farkettim. Sanmıyorum ki üniversitede toz pembe bir ortama düşeceğiz. Artık iğrenç olan şeyler insanlar tarafından çok &lt;span style="font-style: italic;"&gt;normal&lt;/span&gt; karşılanıyor. Böyle  bir &lt;span style="font-style: italic;"&gt;top&lt;/span&gt;lumda bireysel huzur zor, en azından bizim gibilere göre, onlardan nefret edenlere göre.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama elbette, üniversitede de, lisede de, veya hayatının geri kalan kısmında da etrafında bir iki kişi "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ben hep yanındayım&lt;/span&gt;" diyecek, elbette. Diğerlerinden (others :)) o kişilerle birlikte nefret edeceksiniz. Ve en güzeli de diğerlerine göre hayatınız çok sıkıcı ve hareketsiz görünse de, belki "kendi çaplarında eğleniyorlar" dense de, hatta "onlar nasıl vakit geçirir ki" diye düşünseler de kendi iğrençliklerine kıyasla çok eğleneceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben hep yanındayım, kardeşcim. Biliyorum, sende hep yanımdasın :) umarım 3 gün sonra isimlerimiz aynı sınıfın altında sıralanır da o &lt;span style="font-style: italic;"&gt;4 duvar&lt;/span&gt; arasında "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;en azından...&lt;/span&gt;" diyebileceğim ilk teselliyi görürüz :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-4064369473413649747?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/4064369473413649747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bir-yaz-tatili-sonu-daha.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4064369473413649747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4064369473413649747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bir-yaz-tatili-sonu-daha.html' title='Bir Yaz Tatili Sonu Daha...'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-4142262670257467691</id><published>2008-09-04T20:17:00.000+03:00</published><updated>2008-09-04T20:18:50.468+03:00</updated><title type='text'>Bu bile olduysa...</title><content type='html'>Evet bu da oldu sayın pesimist... Bir tutam melankoli de güzel olurdu ama bu da gayet iyi bence...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen ve ben melankolinin âlâsını yansıtırız gibime geliyor. Feminist ve Pesimist'in buluşması gerçeklerşti... Bu bile olduysa kim bilir daha neler başarırız... Cici bir başlangıç olmuş kardeş, hayırlı olsun blogumuz. Umarım senin bu sene kendi blogunun 1 yaşına girmesini kutladığın gibi biz de bu blogun 1 yaşını hatta 2,3.. yaşlarını görürüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog okuyucularımıza vereceğimiz ruhsal hasardan dolayı şimdiden herkesten özür diliyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahveler sütlü olsun...=)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-4142262670257467691?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/4142262670257467691/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bu-bile-olduysa_04.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4142262670257467691'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/4142262670257467691'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bu-bile-olduysa_04.html' title='Bu bile olduysa...'/><author><name>Femin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://bp3.blogger.com/__CWuOCNQPlk/R4_Uc6v3dMI/AAAAAAAAAAM/pYjKP3No060/S220/y1pvOf6TWo903gV3W0gUyvqjR7THV0Sy5k8shNeDBWpvk9yoot5nbplomyORgMgoJYC_3TaSOH-2KFlXoZoCtHMCg.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4886776695110983853.post-6005717313842013507</id><published>2008-09-04T12:35:00.001+03:00</published><updated>2008-09-04T12:43:44.876+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='melankoli'/><title type='text'>Bir Kıyamet Alameti</title><content type='html'>Aha, bu da oldu. Feminist ve Pesimist aynı blogda! Uzun zamandır Femin &lt;a href="http://www.femin-hasal.blogspot.com"&gt;burda&lt;/a&gt;, ben &lt;a href="http://www.pesimistrapci.blogspot.com"&gt;burda&lt;/a&gt; bişeyler karaladık. Bir fikirdir ki ortak bi blog açtık. Blogun ismi bile küçük bir kıyamet gibi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blogun adı birtutammelankoli olsa da güzel olurdu dimi femin :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;veyahut birparcamelankoli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melankoli olmalı tabi. Olcak da :) Femin ve ben burdayken olmazsa ayıp olur. Bir zamanlar melankoliyi kahvenin içindeki bir madde sanardım. Gel zaman git zaman anlamını öğrendik (ve tesadüftür benimsedik:)), sonra da kahve ile alakasını kurabildim; Melankoli en güzel kahve ile gider, en melankolik anlarınızda bir fincan kahve için (tamam, nescafe de olur)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh, bir çeşit başlangıc oldu bu da. Şimdi bu feminist "niye başlangıcı ben yapmadım" demesin lan. O yokken tema düzenle, o yokken yazı yaz xD&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyarı: bu blogda aşırı dozda kafein, ay pardon, melankoli olabilir :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4886776695110983853-6005717313842013507?l=feministvepesimist.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/feeds/6005717313842013507/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bir-kyamet-alameti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6005717313842013507'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4886776695110983853/posts/default/6005717313842013507'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://feministvepesimist.blogspot.com/2008/09/bir-kyamet-alameti.html' title='Bir Kıyamet Alameti'/><author><name>Enes Uğur Şekerci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
